{"id":1716,"date":"2022-01-18T22:53:15","date_gmt":"2022-01-18T19:53:15","guid":{"rendered":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/?p=1716"},"modified":"2022-01-18T22:53:15","modified_gmt":"2022-01-18T19:53:15","slug":"kuranda-ehlibeyt-a-s","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/1716\/","title":{"rendered":"Kur\u00e2n&#8217;da Ehlibeyt (a.s)"},"content":{"rendered":"<blockquote>\n<p style=\"text-align: center;\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-medium wp-image-1717\" src=\"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-content\/uploads\/2022\/01\/news430-1-300x187.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"187\" srcset=\"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-content\/uploads\/2022\/01\/news430-1-300x187.jpg 300w, https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-content\/uploads\/2022\/01\/news430-1.jpg 450w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><\/p>\n<p><strong>Kur\u00e2n-\u0131 Kerim d\u00fc\u015f\u00fcnce, kanun ve de\u011ferler kayna\u011f\u0131d\u0131r&#8230; Kur\u00e2n, hayat program\u0131n\u0131 d\u00fczenlemek ve hayat kanunlar\u0131n\u0131 belirlemek \u00fczere inen ilah\u00ee vahiy ve s\u00f6zlerdir&#8230;<\/strong><\/p><\/blockquote>\n<p><!--more--><\/p>\n<p>Kuran&#8217;da Ehlibeyt (a.s)<br \/>\nKur\u00e2n-\u0131 Kerim d\u00fc\u015f\u00fcnce, kanun ve de\u011ferler kayna\u011f\u0131d\u0131r&#8230; Kur\u00e2n, hayat program\u0131n\u0131 d\u00fczenlemek ve hayat kanunlar\u0131n\u0131 belirlemek \u00fczere inen ilah\u00ee vahiy ve s\u00f6zlerdir&#8230; Her M\u00fcsl\u00fcman, Kur\u00e2n\u2019\u0131n belirledi\u011fi hayat \u00e7izgisinde hareket etmesi, Kur\u00e2n\u2019\u0131n getirdi\u011fi kanunlarla amel etmesi ve Kur\u00e2n\u2019\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi yolda y\u00fcr\u00fcmesi gerekti\u011fini bilmektedir&#8230; Buradan yola \u00e7\u0131karak, bakal\u0131m Kur\u00e2n-\u0131 Kerim, Ehlibeyt (a.s) hakk\u0131nda ne demi\u015ftir, Ehlibeyt\u2019ten (a.s) nas\u0131l s\u00f6z etmi\u015ftir?<br \/>\nKur\u00e2n-\u0131 Kerim, Ehlibeyt\u2019ten (a.s) bahsederken iki \u00fcslup kullanm\u0131\u015ft\u0131r:<br \/>\n1- Onlara \u00f6zel bir unvan vererek onlardan bahsetmi\u015ftir. Tathir Ayeti\u2019nde \u201cEhlibeyt\u201d olarak, Meveddet Ayeti\u2019nde de \u201cKurba\u00ac\u201d (Peygamber\u2019in yak\u0131nlar\u0131) olarak onlardan s\u00f6z edilmesini buna \u00f6rnek olarak verebiliriz. Bu konuda bir\u00e7ok ayet nazil olmu\u015f ve S\u00fcnnet-i Nebev\u00ee o ayetleri a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r; m\u00fcfessirler ve raviler de, onlar\u0131 kendi hadis ve tefsir kitaplar\u0131nda nakletmi\u015flerdir.<br \/>\n2- Onlarla ilgili olaylar ve vak\u0131alar\u0131 kaydetmi\u015f, onlar\u0131n fazilet ve makamlar\u0131n\u0131 anlatm\u0131\u015f, onlar\u0131 \u00f6vm\u00fc\u015f ve \u00fcmmeti onlara y\u00f6neltmek istemi\u015ftir. Bu konularda bir\u00e7ok ayet inmi\u015ftir. Bu ayetlerin baz\u0131lar\u0131nda, M\u00fcbahele Ayeti (\u00c2l-i \u0130mran, 61) ve \u0130t&#8217;am Ayeti&#8217;nde (\u0130nsan, 8) oldu\u011fu gibi, Ehlibeyt\u2019ten (a.s) toplu olarak s\u00f6z edilmi\u015f, baz\u0131lar\u0131nda ise Ehlibeyt\u2019in (a.s) baz\u0131 fertlerinden bahsedilmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin; Maide S\u00fbresi&#8217;nin 55. ayeti olan ve \u201cVel\u00e2yet Ayeti\u201d diye adland\u0131r\u0131lan, \u201cSizin veliniz, yaln\u0131z Allah, O&#8217;nun Peygamberi ve iman eden, namaz k\u0131lan ve r\u00fck\u00fb halinde zek\u00e2t verenlerdir.\u201d ayetinde Hz. Emir&#8217;\u00fcl-M\u00fcminin Ali\u2019den (a.s) bahsedilmektedir.<br \/>\nBiz burada, bu ayetlerden bir k\u0131sm\u0131 hakk\u0131nda biraz durmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z:<br \/>\nGenel Olarak Ehlibeyt (a.s) Hakk\u0131nda Nazil Olan Ayetler<br \/>\n1- Tathir Ayeti<br \/>\n\u201cAllah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.\u201d<br \/>\n(Ahzab S\u00fbresi: 33)<br \/>\nBir\u00e7ok tefsir ve hadis kitaplar\u0131nda bu ayet-i kerimedeki \u201cEhlibeyt\u201dten maksad\u0131n, Peygamber\u2019in Ehlibeyti ve onlar\u0131n da, \u201cHz. Ali, Hz. Fat\u0131ma, Hz. Hasan ve Hz. H\u00fcseyin (a.s)&#8221; oldu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nSuyut\u00ee, ed-D\u00fcrr&#8217;\u00fcl-Mensur adl\u0131 tefsirinde, Taberan\u00ee&#8217;nin, \u00dcmm\u00fc Seleme&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet etti\u011fini bildiriyor: &#8220;Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem), k\u0131z\u0131 Fat\u0131ma\u2019ya (a.s) \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cKocan\u0131 ve \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 benim yan\u0131ma getir.\u201d O da gidip onlar\u0131 getirdi\u011finde, Peygamber (s.a.a) Fedek\u2019ten getirilmi\u015f olan abas\u0131n\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine att\u0131 ve m\u00fcbarek ellerini onlar\u0131n \u00fczerine koyup \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cAllah&#8217;\u0131m, bunlar Muhammed\u2019in ailesi ve soyudur, kendi rahmet ve bereketlerini Muhammed\u2019in ehli ve soyunun \u00fczerine indir; nas\u0131l ki \u0130brahim&#8217;in soyuna indirdin. \u015e\u00fcphesiz ki sen, \u00f6v\u00fclensin, y\u00fccesin.\u201d<br \/>\n\u00dcmm\u00fc Seleme diyor: \u201cBen de aban\u0131n alt\u0131na girmek ve onlara kat\u0131lmak istedim ve bunun i\u00e7in aban\u0131n bir ucunu kald\u0131rd\u0131m. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) abay\u0131 benim elimden \u00e7ekti ve aban\u0131n alt\u0131na girmeme m\u00fcsaade etmedi ve \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cSen hay\u0131r ve saadet \u00fczeresin.\u201d[1]<br \/>\nPeygamber\u2019in (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) zevcesi \u00dcmm\u00fc Seleme&#8217;den nakledilen di\u011fer bir hadiste de \u015f\u00f6yle ge\u00e7er: \u201cPeygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) \u00dcmm\u00fc Seleme\u2019nin evinde bir yatakta yatm\u0131\u015ft\u0131 ve \u00fczerine de bir Hayber abas\u0131 \u00f6rtm\u00fc\u015ft\u00fc. O s\u0131rada Fat\u0131ma (a.s) biraz yemek getirdi. Peygamber (s.a.a) buyurdu: \u201c(Ey Fat\u0131ma!) Kocan\u0131 ve \u00e7ocuklar\u0131n Hasan ve H\u00fcseyin\u2019i benim yan\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131r.\u201d O da onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Yeme\u011fi yedikleri s\u0131rada Peygamber\u2019e (s.a.a) \u015fu ayet nazil oldu:<br \/>\n\u201cAllah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.\u201d<br \/>\nPeygamber (s.a.a) \u00fczerindeki aban\u0131n fazlas\u0131n\u0131 onlar\u0131n (Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;in) \u00fczerine \u00f6rtt\u00fc, daha sonra elini abadan \u00e7\u0131kar\u0131p g\u00f6\u011fe kald\u0131rarak \u015f\u00f6yle dua etti:<br \/>\n\u201cAllah&#8217;\u0131m, bunlar benim Ehlibeytim ve bana ait olan kimselerdir; \u00f6yleyse her t\u00fcrl\u00fc pisli\u011fi ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc onlardan gider ve onlar\u0131 tertemiz k\u0131l.\u201d<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a), devaml\u0131 olarak bu ayetin manas\u0131n\u0131 \u00fcmmetine a\u00e7\u0131kl\u0131yor ve bu ayette a\u00e7\u0131klanan nur ve hidayetten ayr\u0131 d\u00fc\u015fmemeleri i\u00e7in s\u00fcrekli olarak onlar\u0131n dikkatini bu ayete \u00e7ekiyordu. \u00d6rnek olarak \u015fu hadis-i \u015ferifi zikredebiliriz:<br \/>\nPeygamber Ekrem buyuruyor ki:<br \/>\n\u201cBu ayet (Tathir Ayeti) be\u015f ki\u015finin hakk\u0131nda nazil olmu\u015ftur: Ben, Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8230;\u201d[3]<br \/>\nBu ayetin tefsirinde, Ehlibeyt\u2019ten (a.s) maksad\u0131n kimler oldu\u011fu hakk\u0131nda Ai\u015fe&#8217;den \u015f\u00f6yle bir rivayet nakledilmektedir:<br \/>\n\u201cBir g\u00fcn Peygamber (s.a.a) \u00fczerinde siyah y\u00fcnden dokunmu\u015f nak\u0131\u015fl\u0131 bir kuma\u015f oldu\u011fu halde d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. O s\u0131rada Hasan b. Ali geldi, Peygamber onu o kuma\u015f\u0131n alt\u0131na ald\u0131, sonra H\u00fcseyin geldi, Peygamber onu da o kuma\u015f\u0131n alt\u0131na ald\u0131; sonra Fat\u0131ma geldi, Peygamber onu da o kuma\u015f\u0131n alt\u0131na ald\u0131; daha sonra da Ali geldi, geldi, Peygamber onu da o kuma\u015f\u0131n alt\u0131na ald\u0131 ve \u015fu ayeti okudu: \u201cAllah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.\u201d<br \/>\nBa\u015fka bir rivayette \u015f\u00f6yle nakledilmi\u015ftir: \u201cPeygamber (s.a.a) sabah namaz\u0131na giderken Fat\u0131ma\u2019n\u0131n evinin \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7er ve \u015f\u00f6yle buyururdu:<br \/>\n\u201cNamaz vaktidir, ey Ehlibeyt! Namaz vaktidir&#8230; Allah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.&#8221;[4]<br \/>\nEvet, Kur\u00e2n-\u0131 Kerim, Ehlibeyt\u2019ten (a.s) bu \u015fekilde bahsetmekte ve onlar\u0131n her \u00e7e\u015fit pislikten, g\u00fcnahtan, heva ve hevesten pak ve temiz olduklar\u0131n\u0131 belirtmektedir. Bunun i\u00e7in, onlar\u0131n amelleri ve \u015fahsiyetleri b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlara \u00f6rnektir. Kur\u00e2n-\u0131 Kerim\u2019in onlar\u0131 bu \u015fekilde tan\u0131tmas\u0131ndan maksat, \u00fcmmete onlar\u0131n y\u00fcce makam ve de\u011ferlerini a\u00e7\u0131klayarak, \u00fcmmetin onlara tabi olmas\u0131n\u0131, \u015feriat\u0131 kavray\u0131p, ilah\u00ee h\u00fck\u00fcmleri anlamakta onlara ba\u015fvurmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak, g\u00f6r\u00fc\u015f farkl\u0131l\u0131klar\u0131nda, anlay\u0131\u015f ve inan\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerinde onlara amel\u00ee bir \u00f6l\u00e7\u00fc tayin etmektir. Kur\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;in, bir\u00e7ok ayette bu manay\u0131 tekit etmesi, Ehlibeyt\u2019in (a.s) Hz. Peygamber\u2019den sonra M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n rehberi olduklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<br \/>\nResul\u00fc Ekrem\u2019in (s.a.a), aylarca devaml\u0131 olarak sabah namazlar\u0131nda Hz. Ali (a.s) ve Hz. Fat\u0131ma\u2019n\u0131n (a.s) kap\u0131s\u0131na gelerek onlar\u0131 \u201cEhlibeyt\u201d diye \u00e7a\u011f\u0131rmas\u0131n\u0131n, bu ailenin \u015fahsiyetini tan\u0131tmak, \u201cTathir Ayeti\u201dni tefsir etmek, Ehlibeyt\u2019in (a.s) makam\u0131n\u0131 \u00fcmmete anlatarak \u00fcmmetin dikkatini onlara \u00e7ekmek ve Ehlibeyt&#8217;in sevgi, itaat ve vel\u00e2yetlerini \u00fcmmete farz k\u0131lmaktan ba\u015fka bir amac\u0131 olamazd\u0131.<br \/>\nTaberan\u00ee, Ebu\u2019l-Hamra\u2019dan \u015f\u00f6yle rivayet ediyor: \u201cAlt\u0131 ay Peygamber\u2019in (s.a.a), Ali (a.s) ve Fat\u0131ma\u2019n\u0131n (a.s) kap\u0131s\u0131na gelip \u015f\u00f6yle dedi\u011fine \u015fahit oldum:<br \/>\n\u201cAllah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.\u201d[5]<br \/>\nFahr-i Raz\u00ee de bu hadisi \u015f\u00f6yle naklediyor:<br \/>\n\u201cEy Peygamber kendi ehlini (aileni) namaza emret ve onun \u00fczerinde sebatla dur.\u201d ayeti nazil olduktan sonra Hz. Resulullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem), Hz. Ali (a.s) ve Hz. Fat\u0131ma\u2019n\u0131n (a.s) evine gelip; \u201cNamaz vaktidir, Ey Ehlibeyt! \u201cAllah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.\u201d derdi.&#8221;<br \/>\nAyn\u0131 kitapta, Hammad b. Seleme\u2019nin Ali b. Zeyd\u2019den, onun da Enes\u2019ten rivayet etti\u011fi hadise de yer veriliyor. O hadiste de \u015f\u00f6yle deniyor: \u201cHz. Peygamber (s.a.a), alt\u0131 ay boyunca namaza gitti\u011fi zaman Fat\u0131ma\u2019n\u0131n (a.s) evinin \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7ip \u015f\u00f6yle buyuruyordu: \u201cNamaz vaktidir, ey Ehlibeyt! Allah, yaln\u0131zca siz Ehlibeyt\u2019ten her \u00e7e\u015fit pislik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc giderip sizi tertemiz k\u0131lmak ister.\u201d[6]<br \/>\nAllah-u Teala\u2019n\u0131n Hz. Resulullah\u2019a: \u201c(Ey Peygamber!) Ehlini namaza emret&#8230;\u201d hitab\u0131nda bulunduktan sonra, Peygamber\u2019in namaz vakitlerinde bu \u015fekilde davranmas\u0131, M\u00fcsl\u00fcmanlara, Allah\u2019\u0131n kendilerinden her t\u00fcrl\u00fc k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc gidererek tertemiz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 Ehlibeyt\u2019in kimler oldu\u011funu ve Hz. Resulullah\u2019\u0131n onlara verdi\u011fi has \u00f6nemi g\u00f6stermektedir.<br \/>\nBundan ba\u015fka, Tathir Ayeti&#8217;nin hem manas\u0131 ve hem de onda kullan\u0131lan laf\u0131zlar, Ehlibeyt&#8217;ten maksad\u0131n bu be\u015f ki\u015fi oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Zira tefsir kitaplar\u0131nda da a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 gibi, e\u011fer Ehlibeyt\u2019ten maksat, Peygamber-i Ekrem\u2019in (s.a.a) han\u0131mlar\u0131 olsayd\u0131, onlara, erkeklerde kullan\u0131lan \u201cankum\u201d ve \u201cyutahhirekum\u201d kelimelerindeki &#8220;kum&#8221; zamirleri yerine, kad\u0131nlarda kullan\u0131lan &#8220;ankunne&#8221; ve &#8220;yutahhirekunne&#8221; zamirleriyle hitap edilirdi; yani, m\u00fcennes (kad\u0131n) zamiriyle hitap edilirdi. Oysa onlara \u201cankum\u201d ve \u201cyutahhirekum\u201d kelimelerinde oldu\u011fu gibi, m\u00fczekker (erkek) zamirleri ile hitap edildi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu ise, maksad\u0131n, Peygamber&#8217;in han\u0131mlar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<br \/>\nBu ayet-i kerime, ger\u00e7e\u011fi anlamakta \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015fmemek ve Kur\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;in hedeflerinden uzakla\u015fmamak i\u00e7in bize \u00e7ok geni\u015f ve derin i\u00e7erikli bir yolu \u00e7izerek \u0130sl\u00e2m\u00ee ya\u015fant\u0131da temel ger\u00e7eklere dikkatimizi \u00e7ekiyor ve \u00fcmmeti, Ehlibeyt temeli ve ekseni etraf\u0131nda temizlik ve b\u00fct\u00fcn g\u00fcnah ve pisliklerden ar\u0131nma esas\u0131 \u00fczerine toplamak istiyor.<br \/>\nM\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda, Ehlibeyt\u2019ten ba\u015fka, Kur\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;in \u201cmutlak taharet\u201d ve \u201cg\u00fcnah ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden uzak olma\u201d s\u0131fatlar\u0131n\u0131n kendilerinde oldu\u011funa tan\u0131kl\u0131k etti\u011fi hi\u00e7 kimse yoktur.<br \/>\n2- Meveddet Ayeti<br \/>\n\u201c(Ey Peygamber! M\u00fcsl\u00fcmanlara) De ki: Sizden tebli\u011fime kar\u015f\u0131l\u0131k bir \u00fccret istemiyorum; istedi\u011fim, ancak yak\u0131nlar\u0131ma (Ehlibeytime) sevgidir.\u201d<br \/>\n(\u015e\u00fbra S\u00fbresi: 23)<br \/>\nHz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem), bu ayetten kimlerin kastedildi\u011fini ve sevgileri ve itaatleri farz olanlar\u0131n kimler oldu\u011funu M\u00fcsl\u00fcmanlara beyan etmi\u015ftir.<br \/>\nTefsir, hadis ve tarih yazarlar\u0131 bu ayetteki \u201cKurba\u201d (Peygamber&#8217;in yak\u0131nlar\u0131) kelimesinden maksad\u0131n, \u201cAli, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin (a.s)&#8221; oldu\u011funu nakletmi\u015flerdir.<br \/>\nZemah\u015fer\u00ee, Ke\u015f\u015faf adl\u0131 tefsirinde \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor: \u201cNakledilmi\u015ftir ki, m\u00fc\u015frikler bir g\u00fcn toplan\u0131p kendi aralar\u0131nda \u015f\u00f6yle konu\u015fuyorlard\u0131: \u201cAcaba Muhammed, yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131k olarak bir \u015fey isteyecek mi?\u201d O zaman; &#8220;De ki: Sizden tebli\u011fime kar\u015f\u0131l\u0131k bir \u00fccret istemiyorum; istedi\u011fim, ancak yak\u0131nlar\u0131ma (Ehlibeytime) sevgidir.\u201d ayeti nazil oldu.\u201d<br \/>\nZemah\u015fer\u00ee daha sonra s\u00f6z\u00fcne \u015f\u00f6yle devam ediyor: \u201cBu ayet nazil oldu\u011fu zaman Peygamber&#8217;e: \u201cYa Resulullah! Sevgi ve muhabbetleri bize farz olan yak\u0131nlar\u0131n kimlerdir?&#8221; diye sordular. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem): \u201cOnlar Ali, Fat\u0131ma ve iki evlatlar\u0131 Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;dir.&#8221; diye buyurdular.&#8221;[7]<br \/>\nAhmed b. Hanbel de, M\u00fcsned\u2019inde kendi senedi ile Said b. C\u00fcbeyr\u2019den, o da \u0130bn-i Abbas\u2019tan (r.a) \u015f\u00f6yle naklediyor:<br \/>\n&#8220;Meveddet ayeti nazil oldu\u011funda Peygamber&#8217;e: \u201cYa Resulullah! Sevgi ve muhabbetleri bize farz olan yak\u0131nlar\u0131n kimlerdir?&#8221; diye sordular. Resulullah: \u201cOnlar Ali, Fat\u0131ma ve onlar\u0131n iki evlad\u0131d\u0131r.\u201d diye buyurdu.&#8221;[8]<br \/>\nFahr-i Raz\u00ee, kendi tefsirinde, Ke\u015f\u015faf tefsirinin sahibi Zemah\u015fer\u00ee\u2019den \u201c\u00c2l-i Muhammed\u201d hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc naklettikten sonra aynen \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<br \/>\n\u201cBenim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcme g\u00f6re, \u201c\u00c2l-i Muhammed\u201d Muhammed\u2019in Ehlibeyti, Hz. Muhammed ile irtibat\u0131 \u00e7ok yak\u0131n olan kimselerdir. Bu irtibat daha kuvvetli ve daha k\u00e2mil olduk\u00e7a yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc de artacakt\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin\u2019in Hz. Peygamber&#8217;e olan yak\u0131nl\u0131klar\u0131, onunla olan irtibatlar\u0131 herkesten daha fazla ve daha kuvvetli idi. Bu, m\u00fctevatir olarak nakledilmi\u015f ve ispat olunmu\u015ftur. O halde, onlar\u0131n \u201c\u00c2l-i Muhammed\u201d oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor.<br \/>\n\u201c\u00c2l\u201d kelimesinin a\u00e7\u0131klamas\u0131nda de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015fler ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u201c\u00c2l\u201ddan maksad\u0131n \u201cakrabalar\u201d oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc kabul etsek, Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin\u2019in \u201c\u00c2l-i Muhemmed\u201d oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Baz\u0131lar\u0131, \u201c\u00c2l\u201ddan maksad\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00fcmmet oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Ama bu g\u00f6r\u00fc\u015f bat\u0131l bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu g\u00f6r\u00fc\u015f, \u201c\u00c2l\u201d kelimesinin s\u00f6zc\u00fck anlam\u0131na tamamen ters d\u00fc\u015fmenin yan\u0131 s\u0131ra, \u00fcmmetin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u201c\u00c2l\u201d say\u0131ld\u0131klar\u0131 i\u00e7in zek\u00e2t yemelerinin haram olmas\u0131n\u0131 da gerektirir. Oysa bunun do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131 ortadad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;in \u201c\u00c2l\u201d kelimesinin kapsam\u0131na girdikleri kesindir; oysa onlardan ba\u015fkalar\u0131n\u0131n bu kelimenin kapsam\u0131na girmesinde ihtilaf vard\u0131r. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u201c\u00c2l\u201d kelimesinin kapsam\u0131na girmesi, ger\u00e7ekte ak\u0131l\u0131n ve naklin hilaf\u0131nad\u0131r.\u201d<br \/>\nDaha \u00f6nce de s\u00f6yledi\u011fimiz gibi, Zemah\u015fer\u00ee nakletmi\u015ftir ki: &#8220;Bu ayet (Meveddet Ayeti) nazil oldu\u011funda Peygamber\u2019e: \u201cYa Resulullah! Muhabbet ve sevgileri bize farz olan yak\u0131nlar\u0131n kimlerdir?&#8221; diye soruldu. Bunun \u00fczerine Hz. Resulullah: \u201cAli, Fat\u0131ma ve onlar\u0131n iki evlad\u0131d\u0131r.\u201d dediler. Dolay\u0131s\u0131yla buradan da onlar\u0131 sevmenin farz oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar.<br \/>\n\u015eunu da eklemek gerekir ki, Hz. Peygamber (s.a.a) Fat\u0131ma\u2019y\u0131 (a.s) \u00e7ok seviyor ve \u015f\u00f6yle buyuruyordu:<br \/>\n\u201cFat\u0131ma benim v\u00fccudumun bir par\u00e7as\u0131d\u0131r; onu inciten, rahats\u0131z eden beni incitip rahats\u0131z etmi\u015ftir.\u201d<br \/>\nYine m\u00fctevatir olarak Hz. Muhammed\u2019in (s.a.a) Ali, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;i \u00e7ok sevdi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir. Bu sabit olunca Peygamber\u2019in \u00fcmmetine de onlar\u0131 sevmek farz olur. Zira Kur\u00e2n-\u0131 Kerim buyuruyor ki:<br \/>\n\u201c(Ey Peygamber! M\u00fcsl\u00fcmanlara) De ki: E\u011fer Allah\u2019\u0131 seviyorsan\u0131z, bana uyun ki Allah da siz sevsin&#8230;\u201d (\u00c2l-i \u0130mran S\u00fbresi: 31)<br \/>\n&#8220;&#8230; Ve ona (Peygamber\u2019e) uyun ki do\u011fru yolu bulmu\u015f olas\u0131n\u0131z.\u201d (A\u2019raf S\u00fbresi: 158)<br \/>\n\u201cOnun (Peygamber&#8217;in) emrine ayk\u0131r\u0131 hareket edenler, Allah\u2019\u0131n azab\u0131ndan sak\u0131ns\u0131nlar.\u201d (Nur S\u00fbresi: 63)<br \/>\n\u201c(Ey M\u00fcsl\u00fcmanlar!) Andolsun ki, Allah\u2019\u0131n Resul\u00fc\u2019nde sizin i\u00e7in uyulacak g\u00fczel bir \u00f6rnek var. (O, sizin i\u00e7in en g\u00fczel \u00f6rnektir.) &#8230;\u201d (Ahzab S\u00fbresi: 21)<br \/>\nBuna g\u00f6re, Hz. Peygamber\u2019in (s.a.a) Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;i sevdi\u011fi ve onlara \u00f6nem verdi\u011fi i\u00e7in, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n da Hz. Peygamber\u2019e (s.a.a) uyarak onlar\u0131 sevmesinin, onlara \u00f6nem vermesinin farz oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r.<br \/>\nPeygamber\u2019in (s.a.a) Ehlibeyti\u2019ne dua edip sal\u00e2vat g\u00f6ndermek de, Ehlibeyt\u2019in b\u00fcy\u00fck bir makama sahip olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Hatta namaz k\u0131larken bile \u201cTe\u015fehh\u00fcd\u201d\u00fcn sonunda; &#8220;Allah\u2019\u0131m, Muhammed\u2019e ve Muhammed\u2019in \u00c2line sal\u00e2vat ve rahmet g\u00f6nder.\u201d \u015feklinde onlara dua ederek sal\u00e2vat g\u00f6ndermek farzd\u0131r.<br \/>\nBu b\u00fcy\u00fck tazim ve sayg\u0131 Ehlibeyt\u2019ten ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin hakk\u0131nda bulunmamaktad\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu zikredilenler, Peygamber\u2019in (s.a.a) Ehlibeyti\u2019ni sevmenin farz oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<br \/>\n\u0130mam \u015eafi\u00ee bir \u015fiirinde \u015f\u00f6yle diyor:<br \/>\n\u201cEy yolcu! Mina kumlu\u011funda biraz dur; seher vakti hac\u0131lar Mina\u2019ya ak\u0131n yapt\u0131klar\u0131nda, b\u00fcy\u00fck bir \u0131rmak gibi co\u015fup gittiklerinde, Hif\u2019in[9] sakinlerine ve ayaktakilere seslen; onlara de ki: E\u011fer Muhemmed\u2019in Ehl-i Beyti\u2019ni sevmek rafizilik ise (dini terketmkse), \u00f6yleyse b\u00fct\u00fcn insanlar ve cinler tan\u0131k olsunlar, ben rafiziyim.&#8221;[10]<br \/>\nTaber\u00ee, \u0130bn-i Abbas\u2019tan nakletti\u011fi bir hadiste \u015f\u00f6yle diyor:<br \/>\n\u201cMeveddet Ayeti nazil oldu\u011funda M\u00fcsl\u00fcmanlar Resulullah\u2019a: \u201cMuhabbeti ve sevgisi bize farz olan akrabalar\u0131n kimlerdir ya Resulullah?\u201d diye sordular. Resulullah (s.a.a): \u201cAli, Fat\u0131ma ve onlar\u0131n iki evlad\u0131d\u0131r.&#8221; diye buyurdular.&#8221;<br \/>\nBu hadisi, Ahmd b. Hanbel de, Menak\u0131b adl\u0131 kitab\u0131nda nakletmi\u015ftir.[11]<br \/>\n\u0130bn-i M\u00fcnzir, \u0130bn-i Eb\u00ee Hatem, \u0130bn-i Merdeveyh ve Taberan\u00ee (Mu\u2019cem-i Kebir\u2019de) \u0130bn-i Abbas&#8217;tan \u015f\u00f6yle naklediyorlar:<br \/>\n&#8220;Meveddet Ayeti nazil olunca M\u00fcsl\u00fcmanlar: \u201cYa Resulullah! Muhabbet ve sevgileri bizlere farz olan yak\u0131nlar\u0131n kimlerdir?&#8221; diye sordular. Resulullah (s.a.a): \u201cAli, Fat\u0131ma ve onlar\u0131n iki evlad\u0131d\u0131r.\u201d diye buyurdular.&#8221;[12]<br \/>\nYine Mu\u2019cem-i Kebir adl\u0131 kitapta sahih olarak \u0130mam Hasan b. Ali (a.s)&#8217;dan nakledilmi\u015ftir ki: &#8220;Hz. Ali (a.s), bir g\u00fcn halka hutbe okuyarak \u015f\u00f6yle buyurdu:<br \/>\n\u201cBen, Allah\u2019\u0131n: \u201cDe ki: Tebli\u011fime kar\u015f\u0131l\u0131k bir \u00fccret istemiyorum; istedi\u011fim, ancak yak\u0131nlar\u0131ma sevgidir.\u201d buyurarak sevgi ve muhabbetlerini ta\u015f\u0131may\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlara farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 Ehl-i Beyt\u2019tenim.\u201d<br \/>\nKur\u2019an-\u0131 Kerim, Tathir Ayeti&#8217;nde, Ehl-i Beyt\u2019in b\u00fct\u00fcn pislik, k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve g\u00fcnahlardan pak ve temiz oldu\u011funu ispat etmi\u015f, b\u00f6ylece onlar\u0131n ne kadar de\u011ferli olduklar\u0131n\u0131 ve \u0130sl\u00e2m \u00fcmmetinin hayat\u0131nda ne kadar b\u00fcy\u00fck bir role sahip olduklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 da muhabbet ve sevgileri farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Kur\u2019an\u2019\u0131n, onlara sevgi ve muhabbet beslemeyi farz k\u0131lmas\u0131ndan maksad\u0131, yaln\u0131zca duygusal bir irtibat ve kalb\u00ee bir muhabbet de\u011fildir. Zira, insan\u0131n sadece i\u00e7inde bulunup, vicdan\u0131nda ya\u015fayan, ama amellerinde herhangi bir etkisi olmayan muhabbet ve sevginin bir faydas\u0131 yoktur. Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019in yak\u0131nlar\u0131na ger\u00e7ek sevgi ve muhabbet, ancak onlara tabi olmak, onlar\u0131n yolunda hareket etmek, onlar\u0131n s\u00f6z ve amellerine uymak ve onlar\u0131 \u00fcmmetin hakik\u00ee \u00f6nderleri ve imamlar\u0131 olarak kabul etmekle olur.<br \/>\nKur\u2019an-\u0131 Kerim, Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019in, \u00fcmmetine: \u201cBen sizden peygamberlik ve Allah\u2019\u0131n ahk\u00e2m\u0131n\u0131 tebli\u011f etme yolunda \u00e7ekti\u011fim zhametler ve zorluklara kar\u015f\u0131l\u0131k Ehl-i Beytimi ve yak\u0131nlar\u0131m\u0131 sevmekten ba\u015fka hi\u00e7bir \u00fccret istemiyorum.\u201d demesini emrederken, ger\u00e7ekte, \u00fcmmetin takip edece\u011fi do\u011fru yolu, inan\u00e7lar\u0131n\u0131 ve \u015feriat\u0131n h\u00fck\u00fcmlerini \u00f6\u011frenmekte kime ba\u015fvuracaklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Kur\u2019an-\u0131 Kerim, bu vesileyle \u00fcmmeti Ehl-i Beyt\u2019in yoluna sevk etmek istemi\u015ftir.<br \/>\nE\u011fer Ehl-i Beyt\u2019in yolu, do\u011fru yol olmasayd\u0131 ve onlar \u00fcmmeti hidayet etmek i\u00e7in yetersiz olsalard\u0131, hi\u00e7bir zaman b\u00f6yle bir ayet nazil olmaz ve Peygamber (s.a.a), zahmetlerinin kar\u015f\u0131s\u0131nda, Ehl-i Beytini sevmeyi \u00fcmmetinden istemezdi.<br \/>\nB\u00fct\u00fcn bunlardan \u015fu neticeyi elde ediyoruz: Kur\u2019an\u2019\u0131n bu ayeti, bizim Ehl-i Beyt\u2019in yolunda gidip her \u015feyde onlara uymam\u0131z\u0131n gerekli oldu\u011funu bildirmektedir. Zira o b\u00fcy\u00fck insanlar\u0131n pak, tertemiz ve her y\u00f6nden do\u011fru bir \u015fahsiyete sahip olduklar\u0131 herkes\u00e7e bilinmektedir. Kur\u2019an-\u0131 Kerim, bu ve bunun gibi ayetlerle, Ehl-i Beyt\u2019in yolunu tutmak ve \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 onlardan \u00f6\u011frenmek i\u00e7in \u00fcmmete g\u00fcvence vermektedir.<br \/>\nBu ayet-i kerime ve Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019den bu m\u00fcbarek ayetle ilgili olarak nakledilen hadisler, Ehl-i Beyt\u2019in muhabbetini her M\u00fcsl\u00fcman\u0131n kalbine yerle\u015ftirmekte ve M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Ehl-i Beyt hakk\u0131nda ne \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnmeleri gerekti\u011fini, onlar\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131na ve dostlar\u0131na nas\u0131l davranmalar\u0131 gerekti\u011fini, Ehl-i Beyt\u2019in f\u0131k\u0131h, tefsir, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u00e7 alan\u0131ndaki a\u00e7\u0131klamalar\u0131, onlar\u0131n din\u00ee ve siyas\u00ee \u00f6nderlikleri kar\u015f\u0131s\u0131nda vazifelerinin ne oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.<br \/>\n3- M\u00fcbahele Ayeti<br \/>\n\u201c(Ey Peygamber!) Sana gelen bilgiden sonra, kim seninle bu hususta tart\u0131\u015facak olursa, de ki: Gelin, \u00e7ocuklar\u0131m\u0131z\u0131 ve \u00e7ocuklar\u0131n\u0131z\u0131, kad\u0131nlar\u0131m\u0131z\u0131 ve kad\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131, kendimizi ve kendinizi \u00e7a\u011f\u0131ral\u0131m, sonra Allah\u2019\u0131n l\u00e2netini yalanc\u0131lar\u0131n \u00fczerine k\u0131lal\u0131m.\u201d<br \/>\n(\u00c2l-i \u0130mran S\u00fbresi: 61)<br \/>\nTarih\u00e7iler ve m\u00fcfessirler, \u0130sl\u00e2m tarihinde meydana gelen \u00e7ok \u00f6nemli bir olay\u0131 nakletmi\u015flerdir ki, bu olay, Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;in Ehl-i Beyti\u2019nin (Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin) Allah (c.c) kat\u0131nda olan de\u011ferlerini ve M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n aras\u0131nda olan makamlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymu\u015ftur.<br \/>\n\u201cM\u00fcbahele\u201d olarak an\u0131lan bu olay\u0131 tarih\u00e7iler, m\u00fcfessirler ve raviler \u015f\u00f6yle nakletmi\u015flerdir:<br \/>\n\u201cH\u0131ristiyan olan Necran kabilesinden bir heyet,[13] Hz. Muhammed (s.a.a)\u2019in yan\u0131na gelip onun peygamberli\u011fi hakk\u0131nda bahsedip delil isteyince, Allah-u Teala bu ayet-i kerimeyi nazil ederek Hz. Peygamber&#8217;e; Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin\u2019i -Allah\u2019\u0131n sel\u00e2m\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine olsun- yan\u0131na al\u0131p \u00e7\u00f6le \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131, H\u0131ristiyanlara da kendi han\u0131m ve \u00e7ocuklar\u0131yla birlikte \u00e7\u00f6le \u00e7\u0131kmalar\u0131n\u0131, sonra da Allah\u2019tan yalanc\u0131lar\u0131n \u00fczerine l\u00e2net ve cezas\u0131n\u0131 indirmesi i\u00e7in dua etmelerini emretti.&#8221;<br \/>\nZemah\u015fer\u00ee, Ke\u015f\u015faf adl\u0131 tefsirinde \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<br \/>\n\u201cHz. Peygamber (s.a.a), Necran H\u0131ristiyanlar\u0131n\u0131 m\u00fcbahele[14] etmeye \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zaman dediler ki: \u201cM\u00fcsaade edin, d\u00f6n\u00fcp bu konuda biraz d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Kendi aralar\u0131nda toplan\u0131p konu\u015ftuklar\u0131 zaman, fikir sahipleri olan Ak\u0131b&#8217;e d\u00f6nerek: \u201cEy Mesih&#8217;in kulu! Senin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn nedir?&#8221; diye sordular. O da \u015f\u00f6yle dedi: \u201cEy H\u0131ristiyan Cemaati! Andolsun Allah\u2019a ki, siz Muhammed\u2019in Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen bir peygamber oldu\u011funu ve O&#8217;ndan hak bir kitap getirmi\u015f oldu\u011funu biliyorsunuz. Allah\u2019a andolsun ki, peygamberi ile m\u00fcbahele eden hi\u00e7bir \u00fcmmetin b\u00fcy\u00fckleri diri kalmam\u0131\u015f ve k\u00fc\u00e7\u00fckleri de b\u00fcy\u00fcmemi\u015ftir. E\u011fer onunla m\u00fcbahele ederseniz, ger\u00e7ekten hepimiz hel\u00e2k oluruz. Bununla beraber yine de kendi dininizin \u00fczerinde kalmak isterseniz, bu \u015fah\u0131sla (Muhammed\u2019le) vedala\u015f\u0131n ve kendi diyar\u0131n\u0131za d\u00f6n\u00fcn.&#8221; Bu arada Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. H\u00fcseyin&#8217;i kuca\u011f\u0131na alm\u0131\u015f, Hz. Hasan&#8217;\u0131n elinden tutmu\u015f, pe\u015fi s\u0131ra Hz. Fat\u0131ma ve onun pe\u015fi s\u0131ra da Hz. Ali oldu\u011fu halde geldi ve: \u201cBen dua etti\u011fim zaman siz de amin deyin.\u201d diye buyurdular.<br \/>\nNecran papaz\u0131 bu manzaray\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, H\u0131ristiyanlara d\u00f6nerek \u015f\u00f6yle dedi:<br \/>\n\u201cEy H\u0131ristiyan toplulu\u011fu! Ben \u00f6yle simalar g\u00f6r\u00fcyorum ki, Allah bir da\u011f\u0131 onlar\u0131n h\u00fcrmetine yerinden koparmak istese, kopar\u0131r. Onlarla m\u00fcbahele etmeyin. E\u011fer m\u00fcbahele ederseniz, hel\u00e2k olursunuz ve k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar yery\u00fcz\u00fcnde bir H\u0131ristiyan kalmaz. Bunun \u00fczerine H\u0131ristiyanlar, Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;e dediler ki: \u201cEy Ebe\u2019l-Kas\u0131m! Biz seninle m\u00fcbahele etmemeye karar verdik; sen kendi dininde kal, biz de kendi dinimizde.\u201d<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a) de \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cE\u011fer m\u00fcbahele etmiyorsan\u0131z, \u00f6yleyse \u0130sl\u00e2m dinini kabul edin ve M\u00fcsl\u00fcman olun ki, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n menfaat ve zararlar\u0131na ortak olas\u0131n\u0131z.\u201d H\u0131ristiyanlar bunu kabul etmeyince, Peygamber (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201c\u00d6yleyse sizinle sava\u015faca\u011f\u0131m.\u201d Onlar \u015f\u00f6yle dediler: \u201cBizim Arap milleti ile sava\u015fmaya g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yoktur. Fakat seninle bir anla\u015fma yapmaya haz\u0131r\u0131z. E\u011fer bizimle sava\u015fmaz, bizi korkutmaz ve bizi kendi dinimizden d\u00f6nd\u00fcrmezseniz, her y\u0131l size iki bin tane elbise veririz. Bunlar\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 safer ay\u0131nda ve yar\u0131s\u0131n\u0131 da recep ay\u0131nda veririz. Bundan ba\u015fka, bir de demirden dokunan otuz adet z\u0131rh veririz.\u201d Peygamber (s.a.a) de buna raz\u0131 oldu ve daha sonra \u015f\u00f6yle buyurdu:<br \/>\n\u201cCan\u0131m elinde olan Allah\u2019a andolsun ki, Necran ehlinin hel\u00e2k olma vakti gelip \u00e7atm\u0131\u015ft\u0131. E\u011fer onlar m\u00fcbahele etmi\u015f olsalard\u0131, \u015f\u00fcphesiz ki suret de\u011fi\u015fip maymun ve domuz olacaklard\u0131 ve bu sahra onlar i\u00e7in ate\u015ften bir cehenneme d\u00f6necekti. Hatta a\u011fa\u00e7lar\u0131n \u00fcst\u00fcndeki ku\u015flar da dahil olmak \u00fczere Necran ehlinin hepsi hel\u00e2k olacakt\u0131 ve bir y\u0131l bile ge\u00e7meden b\u00fct\u00fcn H\u0131ristiyanlar yok olup gideceklerdi.\u201d<br \/>\nZemah\u015fer\u00ee, bu olay\u0131 naklettikten sonra, M\u00fcbahele Ayeti&#8217;nin tefsiriyle ilgili olarak Ehl-i Beyt\u2019in b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc hakk\u0131nda Ai\u015fe\u2019den rivayet etti\u011fi bir hadis ile Ehl-i Beyt\u2019in makam\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131yor ve \u015f\u00f6yle diyor:<br \/>\n\u201cAllah-u Teala bu ayette, onlar\u0131 &#8216;kendimiz&#8217; diye tabir edilen kimseden de \u00f6nce zikretmi\u015ftir ki, onlar\u0131n Allah kat\u0131ndaki \u00f6zel makamlar\u0131n\u0131 ve yak\u0131nl\u0131k derecelerini a\u00e7\u0131k\u00e7a bildirsin. Bu ayet, &#8216;Ashab-\u0131 Kisa&#8217;n\u0131n[15] fazilet ve \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne en b\u00fcy\u00fck ve en g\u00fc\u00e7l\u00fc bir delildir.<br \/>\nAyn\u0131 zamanda bu olay, Hz. Resulullah&#8217;\u0131n n\u00fcb\u00fcvvetinin do\u011frulu\u011funa da g\u00fczel bir delildir. Zira ister dost olsun, ister d\u00fc\u015fman, hi\u00e7bir \u015fah\u0131s, H\u0131ristiyanlar\u0131n, Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;in m\u00fcbahele iste\u011fini kabul ettiklerini nakletmemi\u015ftir.&#8221;[16]<br \/>\n\u0130man ordusuyla \u015firk ordusunun kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi\u011fi bu olayda sadece bunlar\u0131n \u00f6ne \u00e7\u0131kmas\u0131, onlar\u0131n hidayet \u00f6nderleri, \u00fcmmetin se\u00e7kinleri, ileri gelenleri ve \u00fcmmet i\u00e7inde dular\u0131 geri d\u00f6nmeyen, s\u00f6zleri yalanlanmayan en temiz ve en kutsal ki\u015filer olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<br \/>\n\u0130\u015fte buradan \u015funu anl\u0131yoruz: Ehl-i Beyt\u2019ten gelen fikirler, h\u00fck\u00fcmler, hadisler, tefsirler ve hidayetler, tertemiz bir kaynaktan sad\u0131r oldu\u011fu i\u00e7in hak ve g\u00fcvenilirdir; s\u00f6zleri, amelleri ve yollar\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011funda hi\u00e7bir ku\u015fku bulunmayan \u015fah\u0131slar, onlard\u0131r.<br \/>\nKur\u2019an-\u0131 Kerim, Ehl-i Beyt ile \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015fmanlar\u0131na meydan okuyup, l\u00e2net ve azab\u0131n, onlardan y\u00fcz \u00e7eviren d\u00fc\u015fmanlar\u0131n \u00fczerine k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131 istemi\u015ftir. E\u011fer Ehl-i Beyt (a.s)&#8217;\u0131n s\u00f6zleri, amelleri ve yollar\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011fu kesin olmasayd\u0131, hi\u00e7bir zaman Allah-u Teala b\u00f6yle bir \u015feref ve makam\u0131 onlara vermezdi ve Kur\u2019an-\u0131 Kerim onlardan bu \u015fekilde s\u00f6z etmezdi.<br \/>\nEhl-i S\u00fcnnet&#8217;in b\u00fcy\u00fck m\u00fcfessirlerinden Fahr-i Raz\u00ee de, Tefsir-i Kebir adl\u0131 eserinde Zemah\u015fer\u00ee&#8217;nin nakletti\u011fi rivayeti aynen nakletmi\u015f ve s\u00f6z konusu ayetin tefsirinde Zemah\u015fer\u00ee\u2019nin s\u00f6zlerine kat\u0131larak \u015funu da eklemi\u015ftir: \u201cBil ki, bu hadisin do\u011fru oldu\u011funa tefsir ve hadis ehli ittifak ve icma etmi\u015flerdir.\u201d[17]<br \/>\nMerhum Allame Tabataba\u00ee, Tefsir&#8217;ul-Mizan&#8217;da, Peygamber (s.a.a)\u2019in, Allah Teala\u2019n\u0131n emriyle Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;i yan\u0131na alarak d\u00fc\u015fmanlarla m\u00fcbahele etmek istedi\u011fini s\u00f6yledikten sonra aynen \u015funlar\u0131 yaz\u0131yor:<br \/>\n\u201cHadis alimlerinin hepsi, bu rivayeti nakletmi\u015f ve kabul etmi\u015flerdir. Sahih-i M\u00fcslim, Sahih-i Tirmiz\u00ee ve di\u011fer me\u015fhur hadis yazarlar\u0131 da, onu kendi kitaplar\u0131nda kaydetmi\u015flerdir. Tarih\u00e7iler de, bu olay\u0131 onaylam\u0131\u015flard\u0131r. Mufessirler de, bu olay\u0131 hi\u00e7bir \u015f\u00fcphe ve itiraz etmeden kendi tefsirlerinde anlatm\u0131\u015flard\u0131r. Bunlar aras\u0131nda Taber\u00ee, Ebu&#8217;l-Fida, \u0130bn-i Kesir, Suyut\u00ee ve di\u011ferleri gibi hadis ve tarih alan\u0131nda me\u015fhur olan alimler de yer al\u0131rlar.&#8221;<br \/>\nG\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, m\u00fcfessirler bu \u015fekilde Ehl-i Beyt&#8217;in kimler oldu\u011fu ve onlar\u0131 sevmenin \u00fcmmete farz oldu\u011fu hakk\u0131nda icma etmi\u015flerdir.<br \/>\nB\u00f6ylece, daha \u00f6nce zikredilen iki ayette Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;den ibaret olan Ehl-i Beyt\u2019in pak ve tertemiz olduklar\u0131n\u0131 ve bundan dolay\u0131 da sevgilerinin herkese farz oldu\u011funu bildiriliyor; bu ayette de Hz. Resulullah (s.a.a)&#8217;a, onlar vas\u0131tas\u0131yla d\u00fc\u015fmanlarla m\u00fcbahele etmesi emredilerek onlar\u0131n y\u00fcce ve mukaddes makamlar\u0131 beyan ediliyor. E\u011fer Ehl-i Beyt\u2019in Allah yan\u0131nda se\u00e7kin ve \u00f6zel bir yeri olmasayd\u0131, Y\u00fcce Allah asla Peygamber\u2019ine, onlarla Allah\u2019\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131yla m\u00fcbahele etmesini ve onlar\u0131 vas\u0131ta k\u0131larak azap ve l\u00e2netin yalanc\u0131lar\u0131n \u00fczerine nazil olmas\u0131n\u0131 istemesini emretmezdi.<br \/>\nBu ayette dakik edeb\u00ee incelikler de vard\u0131r ki, onlara da dikkat etmek gerekir. Mesela; ayet-i kerimede \u201c\u00e7ocuklar\u0131m\u0131z, kad\u0131nlar\u0131m\u0131z ve kendilerimiz\u201d denilerek Ali, Fat\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin (a.s) Hz. Peygamber&#8217;e izafe edilmi\u015ftir.<br \/>\nE\u011fer bu olay pratikte ger\u00e7ekle\u015fmez ve Hz. Peygamber (s.a.a) amel\u00ee olarak isimlerini zikretti\u011fimiz o mukaddes zatlarla m\u00fcbaheleye \u00e7\u0131kmasayd\u0131, bu s\u00f6zlerle ba\u015fka \u015fah\u0131slar\u0131n akla gelmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Mesela; \u201ckad\u0131nlar\u0131m\u0131z\u201d kelimesiyle Hz. Fat\u0131ma (a.s) ve Peygamber (s.a.a)&#8217;in di\u011fer k\u0131zlar\u0131 ve \u201ckendilerimiz\u201d kelimesiyle de yaln\u0131zca Peygamber (s.a.a)\u2019in kendisi anla\u015f\u0131labilirdi. Ancak Peygamber-i Ekrem\u2019in ba\u015fkalar\u0131n\u0131 de\u011fil de bu d\u00f6rt \u015fahsiyeti m\u00fcbahele i\u00e7in kendisiyle g\u00f6t\u00fcrmesi, bize \u015funu bildirmektedir: Bu \u00fcmmetin kad\u0131nlar\u0131n\u0131n en se\u00e7kini ve onlar\u0131n \u00f6rne\u011fi, Hz. Fat\u0131ma (a.s)\u2019d\u0131r ve \u00fcmmetin evlatlar\u0131n\u0131n en se\u00e7kini, Hz. Hasan (a.s) ile Hz. H\u00fcseyin (a.s)&#8217;dir ve Kur\u2019an-\u0131 Kerim onlar\u0131 Peygamber\u2019in evlatlar\u0131 olarak kabul etmi\u015ftir. \u201cKendilerimiz\u201d kelimesiyle de Kur\u2019an-\u0131 Kerim, Hz. Ali&#8217;yi Peygamber&#8217;in kendi can\u0131 say\u0131lacak bir makama sahip oldu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n4- Sal\u00e2vat (Sal\u00e2t) Ayeti<br \/>\n\u201c\u015e\u00fcphe yok ki Allah ve melekleri Peygamber\u2019e sal\u00e2t (rahmet) ederler. Ey inananlar, siz de ona sal\u00e2t edin ve tam teslimiyetle ona sel\u00e2m verin.\u201d<br \/>\n(Ahzap S\u00fbresi: 56)<br \/>\nDaha \u00f6nce zikretti\u011fimiz ayetler, Ehl-i Beyt (a.s)\u2019\u0131n pak ve tertemiz oldu\u011funu, onlar\u0131 sevmenin farz oldu\u011funu ve onlar\u0131n Hz. Peygamber&#8217;in Ehl-i Beyti oldu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Kur\u2019an m\u00fcfessirleri de, Hz. Peygamber&#8217;in hadislerinden faydalanarak Ehl-i Beyt (a.s)&#8217;\u0131n kimler oldu\u011funu isimleriyle belirlemi\u015f, onlar\u0131n \u201cHz. Ali (a.s), Hz. Fat\u0131ma (a.s), Hz. Hasan (a.s), Hz. H\u00fcseyin (a.s)&#8221; olduklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmu\u015flard\u0131r.<br \/>\nBu ayet ise, Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;e ve Ehl-i Beyti (a.s)&#8217;a sal\u00e2t ve sel\u00e2m g\u00f6ndermeyi emrediyor ve bunu yaln\u0131zca onlara mahsus k\u0131l\u0131yor, onlardan ba\u015fkalar\u0131na de\u011fil. B\u00f6ylece \u00fcmmetin, onlar\u0131n rehberlik liyakatlerini kavrayabilmeleri i\u00e7in, onlar\u0131n makam ve de\u011ferlerini \u00e7ok ince ve zarif bir \u015fekilde ortaya koyuyor.<br \/>\nFahr-i Raz\u00ee, Tefsir-i Kebir&#8217;inde bu m\u00fcbarek ayetin tefsiriyle ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019den \u015fu hadisi nakeldiyor: \u201cHz. Peygamber (s.a.a)&#8217;den: \u201cYa Resulallah! Sana ne \u015fekilde sal\u00e2vat getirelim?\u201d diye soruldu. Hazret, bana \u015f\u00f6yle sal\u00e2vat getirin buyurdu: \u201cAllah\u2019\u0131m, Muhammed\u2019e ve Muhammed\u2019in Ehl-i Beyti\u2019ne sal\u00e2t (rahmet) et, nas\u0131l ki \u0130brahim\u2019e ve \u0130brahim\u2019in Ehl-i Beyt\u2019ine sal\u00e2t ettin; Muhammed\u2019e ve Muhammed\u2019in Ehl-i Beyt\u2019ine bereket ver, nas\u0131l ki \u0130brahim\u2019e ve \u0130brahim\u2019in Ehl-i Beyt\u2019ine bereket verdin. \u015e\u00fcphesiz, sen be\u011fenilmi\u015fsin, y\u00fccesin.\u201d<br \/>\nFahr-i Raz\u00ee, bu hadisi nakletmeden \u00f6nce s\u00f6z konusu ayeti tefsir ederken \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor:<br \/>\n\u201cBu ayet, \u015eafi\u00ee\u2019nin s\u00f6z\u00fcne delildir; zira emir farza delalet eder. O halde Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019e sal\u00e2vat getirmek farzd\u0131r. Te\u015fehh\u00fcd\u00fcn d\u0131\u015f\u0131nda sal\u00e2vat getirmenin farz olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, \u015eafi\u00ee\u2019nin de dedi\u011fi gibi te\u015fehh\u00fctte sal\u00e2vat getirmek farzd\u0131r.&#8221;[18]<br \/>\nDaha sonra \u015f\u00f6yle devam ediyor:<br \/>\n\u201cE\u011fer &#8220;Allah ve melekleri Peygamber\u2019e sal\u00e2t ediyorlarsa, art\u0131k bizim sal\u00e2vat getirmemize ne gerek var?\u201d diye sorulursa, deriz ki: \u201cHz. Peygamber&#8217;e sal\u00e2vat getirmek, onun sal\u00e2vata ihtiyac\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fildir. Yoksa Allah\u2019\u0131n sal\u00e2t\u0131ndan sonra meleklerin sal\u00e2vat\u0131na da ihtiyac\u0131 kalmazd\u0131. Sal\u00e2vat, Peygamber&#8217;e kar\u015f\u0131 bizden taraf bir tazim ve sayg\u0131d\u0131r. Bu vesile ile sevap kazanabiliyoruz. \u0130\u015fte bunun i\u00e7indir ki, Hz. Peygamber (s.a.a) buyuruyor: \u201cKim bana bir defa sal\u00e2vat getirirse, Allah da ona on defa sal\u00e2t eder.\u201d<br \/>\nSuyut\u00ee de, ed-D\u00fcr\u00fc\u2019\u00fcl-Mensur adl\u0131 tefsirinde \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<br \/>\n\u201cAbdurrezzak, \u0130bn-i Eb\u00ee \u015eeybe, Ahmed, Abd b. Hamid, Buhar\u00ee, M\u00fcslim, Ebu Davud, Tirmiz\u00ee, Nesa\u00ee, \u0130bn-i Mace ve \u0130bn-i Merdeveyh, Ka\u2019b bin Umre\u2019den \u015f\u00f6yle nakletmi\u015flerdir: \u201cBir g\u00fcn adam\u0131n biri, Hz. Peygamber&#8217;e: \u201cYa Resulallah! Sana sel\u00e2m vermenin usul\u00fcn\u00fc \u00f6\u011frendik, bize sana sal\u00e2vat getirmenin \u015feklini de \u00f6\u011fretir misin?\u201d diye arzetti. Hz. Peygamber \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cDe ki: Allah\u2019\u0131m, Muhammed&#8217;e ve Muhammed\u2019in Ehl-i Beyti\u2019ne sal\u00e2t (rahmet) et, nas\u0131l ki \u0130brahim&#8217;e ve \u0130brahim&#8217;in soyuna sal\u00e2t ettin. Ger\u00e7ekten sen \u00f6vg\u00fc ve izzet sahibisin.\u201d<br \/>\nSuyut\u00ee, bu rivayetten ba\u015fka on sekiz hadis daha nakletmi\u015ftir ki hepsi, Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019in Ehl-i Beyti\u2019nin de sal\u00e2vatlarda o Hazretle birlikte zikredilmesi gerekti\u011fini belirtiyor. Bu hadisleri, muhaddisler, \u0130bn-i Abbas, Talha, Ebu Said Hudr\u00ee, Ebu Hureyre, Ebu Mes\u2019ud Ensar\u00ee, \u0130bn-i Mes\u2019ud, Ka\u2019b bin Umre ve Ali (a.s) gibi sahabilerden nakletmi\u015flerdir.<br \/>\nAyn\u0131 kaynakta yine \u015f\u00f6yle deniliyor:<br \/>\n\u201cAhmed ve Tirmiz\u00ee, Hasan b. Ali (a.s)\u2019dan nakletmi\u015fler ki, Hz. Peygamber \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur:<br \/>\n\u201cCimri, benim ismim yan\u0131nda an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, bana sal\u00e2vat getirmeyen kimsedir.\u201d[19]<br \/>\nBunlardan ba\u015fka \u0130sl\u00e2m fakihleri, namaz\u0131n te\u015fehh\u00fcd\u00fcnde Muhammed\u2019e ve onun \u00c2li\u2019ne (Ehl-i Beyti\u2019ne) sal\u00e2vat getirmeyi ve Peygamber&#8217;in isminin yan\u0131nda Ehl-i Beyti\u2019nin de isminin an\u0131lmas\u0131n\u0131 farz bilmi\u015flerdir.[20]<br \/>\nBu ayetin mana ve tefsiri \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnen herkes, bu h\u00fckm\u00fcn, yani sal\u00e2t\u0131n farz edilmesinin, Hz. Peygamber&#8217;in Ehl-i Beyti\u2019ne ta\u2019zim ve sayg\u0131y\u0131 ifade etti\u011fini anlar. O Ehl-i Beyt ki, Allah onlardan b\u00fct\u00fcn k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri uzakla\u015ft\u0131rarak onlar\u0131 tertemiz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, \u00fcmmet onlara uyup, onlar\u0131n yolundan hareket ederek fitne ve ihtilaflardan korunabilsin.<br \/>\nEvet; kendilerine sal\u00e2vat getirmeden namaz\u0131n sahih olmayaca\u011f\u0131 bu y\u00fcce zatlar, \u00fcmmetin imamlar\u0131d\u0131rlar. E\u011fer onlar\u0131n yolu do\u011fru yol olmasayd\u0131, onlara uymak hata olsayd\u0131, s\u00f6z ve amelleri sa\u011flam olmasayd\u0131, Allah-u Tebarek ve Teala, asla M\u00fcsl\u00fcmanlara, onlar\u0131 sevmeyi ve her namazda onlara sal\u00e2vat getirmeyi emretmezdi. Her g\u00fcn be\u015f vakit farz namazlarda, Peygamber (s.a.a.)&#8217;in yan\u0131nda Ehl-i Beyt (a.s)&#8217;a da sal\u00e2vat getirmenin farz olmas\u0131, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n dikkatini Ehl-i Beyt (a.s)\u2019\u0131n Allah&#8217;\u0131n indindeki y\u00fcce makamlar\u0131na \u00e7ekmek ve onlara uyman\u0131n, onlar\u0131n yolunda hareket etmenin gereklili\u011fini anlatmak i\u00e7in de\u011fil de ne i\u00e7indir?!<br \/>\n5- \u0130nsan (Dehr) S\u00fbresi<br \/>\n&#8220;\u015e\u00fcphesiz ki iyiler, kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 k\u00e2fur olan bir kadehten i\u00e7erler. Bir kaynak ki, Allah\u2019\u0131n kullar\u0131 ondan i\u00e7erler ve onu f\u0131\u015fk\u0131rtarak ak\u0131t\u0131rlar. Onlar, adaklar\u0131n\u0131 yerine getirirler ve \u015ferri (k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc) yayg\u0131n olan bir g\u00fcnden korkarlar. Kendi canlar\u0131 \u00e7ekti\u011fi halde, yeme\u011fi yoksula, yetime ve esire yedirirler. \u201cBiz size, ancak Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in yediriyoruz; sizden ne bir kar\u015f\u0131l\u0131k istiyoruz, ne de bir te\u015fekk\u00fcr. Biz, as\u0131k suratl\u0131, sert bir g\u00fcnden dolay\u0131 Rabbimizden korkuyoruz.\u201d B\u00f6ylece Allah, onlar\u0131 o g\u00fcn\u00fcn \u015ferrinden korumu\u015f ve onlar\u0131 bir parlakl\u0131\u011fa ve bir sevince kavu\u015fturmu\u015ftur. Sabretmelerine kar\u015f\u0131l\u0131k da, onlar\u0131 cennetle ve ipekle \u00f6d\u00fcllendirmi\u015ftir. Orada tahtlar \u00fczerine yaslanm\u0131\u015f olarak bulunurlar. Ne yak\u0131c\u0131 bir s\u0131cak g\u00f6r\u00fcrler orada, ne de dondurucu bir so\u011fuk. (Cennet a\u011fa\u00e7lar\u0131n\u0131n) G\u00f6lgeleri \u00fczerlerine sarkm\u0131\u015f ve (meyvelerinin) dev\u015firilmesi kolayla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131k\u00e7a kolayla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f. \u00c7evrelerinde g\u00fcm\u00fc\u015ften kaplar ve bill\u00fbr kupalar dola\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. G\u00fcm\u00fc\u015ften bill\u00fbrlar ki, belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcde belirlemi\u015flerdir onlar\u0131. Orada onlara bir kadeh i\u00e7irilir ki, kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 zencefildir. Oradaki bir p\u0131nardan ki, &#8220;Selsebil&#8221; olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. \u00c7evrelerinde \u00f6l\u00fcms\u00fcz gen\u00e7ler dola\u015f\u0131r durur. Onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde, sa\u00e7\u0131lm\u0131\u015f inciler san\u0131rs\u0131n. Nereye baksan, bir nimet ve b\u00fcy\u00fck bir m\u00fclk g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. \u00dczerlerinde ipekten ince ve kal\u0131n ye\u015fil elbiseler vard\u0131r; g\u00fcm\u00fc\u015ften bileziklerle de bezenmi\u015flerdir. Rableri onlara tertemiz bir i\u00e7ki i\u00e7irmi\u015ftir. Bu, sizin i\u00e7in bir m\u00fck\u00e2fatt\u0131r ve gayretiniz kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulmu\u015ftur.&#8221;<br \/>\n(\u0130nsan S\u00fbresi: 5-22)<br \/>\nHi\u00e7 ku\u015fkusuz, bu ayetlerde cennet ile m\u00fcjdelenen Ehl-i Beyt\u2019tir. Onlara uyan ve onlar\u0131n yolunda hareket eden kimseler de onlarla birlikte mah\u015fur olur.<br \/>\nZemah\u015fer\u00ee, bu ayetlerin tefsirinde \u015f\u00f6yle diyor:<br \/>\n\u201c\u0130bn-i Abbas (r.a) nakletmi\u015ftir: \u201cBir g\u00fcn Hasan ve H\u00fcseyin hasta olmu\u015flard\u0131. Hz. Peygamber (s.a.a) ashaptan bir grup ile birlikte onlar\u0131 g\u00f6rmeye gittiler. Bu ziyaret esnas\u0131nda: \u201cEy Ebe&#8217;l-Hasan, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n \u015fifas\u0131 i\u00e7in bir adak ada.&#8221; buyurdular. Ali (a.s), Fat\u0131ma (a.s) ve hizmet\u00e7ileri Fizze, her \u00fc\u00e7\u00fc, &#8220;Hasan ve H\u00fcseyin (a.s) \u015fifa bulurlarsa, \u00fc\u00e7 g\u00fcn oru\u00e7 tutaca\u011f\u0131z.&#8221; diye nezrettiler. Hasan ve H\u00fcseyin (a.s) \u015fifa buldular. Fakat o g\u00fcnlerde evlerinde yiyecek herhangi bir \u015fey yoktu. Ali (a.s), \u015eem\u2019un isimli bir Yahudiden \u00fc\u00e7 sa&#8217; miktar\u0131nda arpa bor\u00e7 ald\u0131. Hz. Fat\u0131ma (a.s) onun bir sa&#8217;\u0131n\u0131 \u00f6\u011f\u00fct\u00fcp kendi say\u0131lar\u0131nca be\u015f adet ekmek pi\u015firdi. Onlar\u0131 iftar vakti yemek i\u00e7in \u00f6nlerine koyduklar\u0131 s\u0131rada, bir dilenci kap\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde durup \u015f\u00f6yle seslendi: \u201cSel\u00e2m olsun size Ey Muhammed\u2019in Ehl-i Beyt&#8217;i! Ben bir fakirim; bana yiyecek verin, Allah size cennet sofralar\u0131ndan yedirsin.&#8221; Bunun \u00fczerine, hepsi fedak\u00e2rl\u0131k edip ekmeklerini dilenciye verdiler ve kendileri suyla iftar edip o geceyi \u00f6ylece sabahlad\u0131lar. Ertesi g\u00fcn yine oru\u00e7 tuttular. Ak\u015fam vakti sofra ba\u015f\u0131na oturup iftar edecekleri s\u0131rada, bu sefer bir yetim kap\u0131ya gelip yiyecek istedi. Onlar da ekmeklerini ona verdiler ve o g\u00fcn de a\u00e7 kald\u0131lar. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc g\u00fcn iftar vakti bir esir gelip yiyecek istedi. Onlar da iftarl\u0131klar\u0131n\u0131 ona verdiler. Ertesi g\u00fcn Hz. Ali (a.s), Hasan ve H\u00fcseyin (a.s)\u2019\u0131n ellerinden tutup Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;in huzuruna geldiler. Hz. Peygamber, onlar\u0131 a\u00e7l\u0131ktan titrer halde g\u00f6r\u00fcnce \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cSizi bu halde g\u00f6rmek bana \u00e7ok a\u011f\u0131r geliyor.\u201d Daha sonra onlarla beraber Fat\u0131ma (a.s)&#8217;\u0131n evine geldiler. Hz. Peygamber k\u0131z\u0131 Fat\u0131ma (a.s)&#8217;\u0131 mihrab\u0131nda a\u00e7l\u0131ktan karn\u0131 v\u00fccuduna yap\u0131\u015fm\u0131\u015f ve g\u00f6zleri \u00e7ukurla\u015fm\u0131\u015f bir halde g\u00f6rd\u00fc. Bu manzara, Peygamber&#8217;i \u00e7ok \u00fczd\u00fc. Bu s\u0131rada Cebrail (a.s) nazil oldu ve: \u201cEy Muhammed! Allah b\u00f6yle Ehl-i Beyt&#8217;ten dolay\u0131 seni m\u00fcjdeliyor.\u201d dedi ve \u0130nsan S\u00fbresini Peygamber (s.a.a)\u2019e okudu.&#8221;[21]<br \/>\nBu husustaki hadislerin ifadelerinde biraz de\u011fi\u015fiklik olmas\u0131na ra\u011fmen hepsi, bu ayetlerin, Ali (a.s), Fat\u0131ma (a.s) Hasan (a.s) ve H\u00fcseyin (a.s)&#8217;\u0131n hakk\u0131nda nazil oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymaktad\u0131rlar. Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131ndan da bu hususta bir\u00e7ok hadis nakledilmi\u015ftir.<br \/>\nBu ayetler, Ehl-i Beyt (a.s)&#8217;\u0131n, Allah\u2019\u0131n \u201cebrar=iyiler&#8221; olarak nitelendirdi\u011fi kullar\u0131 oldu\u011funu bildirmekte ve onlar\u0131 cennetle m\u00fcjdelemektedir.<br \/>\n\u00d6zel Olarak Hz. Ali (a.s) Hakk\u0131nda \u0130nen Ayetler<br \/>\n\u00c7ocukluk zaman\u0131ndan Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;in evinde ve onun g\u00f6zetimi ve e\u011fitimi alt\u0131nda b\u00fcy\u00fcy\u00fcp geli\u015fen, onun ahlak\u0131yla ahlaklanan, daha on ya\u015f\u0131ndayken Peygamber&#8217;e iman ederek onu tasdik eden, ona uyan, daha sonralar da Bedir, Uhud, Huneyn, Ahzap, Hayber, Zat&#8217;us-Selasil ve \u0130sl\u00e2m ordusunun zafere ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn sava\u015flarda onun kahraman askeri ve yi\u011fit kumandan\u0131 olan Hz. \u0130mam Ali (a.s) hakk\u0131nda Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019de bir\u00e7ok ayet nazil olmu\u015ftur.<br \/>\nKur\u2019an ayetlerinin nazil olma sebepleriyle iligili bir ara\u015ft\u0131rma yaparsak, t\u00fcm Ehl-i Beyt (a.s) hakk\u0131nda inen ayetlerin d\u0131\u015f\u0131nda, \u00f6zel olarak M\u00fcminlerin Emiri Hz. \u0130mam Ali (a.s) hakk\u0131nda, kendisinin faziletlerinden bahseden bir\u00e7ok ayetin inmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6rece\u011fiz. Bu ayetleri \u015f\u00f6yle tasnif etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr:<br \/>\na) Cesareti, kahramanl\u0131\u011f\u0131 ve Allah yolunda fedak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131yla ilgili ayetler.<br \/>\nb) D\u00fc\u015fmanlar\u0131n zul\u00fcm ve alaylar\u0131na kar\u015f\u0131 sabr\u0131n\u0131, direncini anlatan ayetler.<br \/>\nc) Takvas\u0131, ameli, ba\u015fkalar\u0131na iyilik ve ihsan\u0131 ve m\u00fcminler \u00fczerindeki vel\u00e2yetinden s\u00f6z eden ayetler.<br \/>\nBiz bu ayetlerden baz\u0131lar\u0131n\u0131 \u00f6rnek olarak zikredece\u011fiz:<br \/>\n1- Vel\u00e2yet Ayeti<br \/>\n\u201cSizin veliniz, ancak Allah, O&#8217;nun Resul\u00fc ve namaz k\u0131larken r\u00fcku halinde zekat veren m\u00fcminlerdir. Kim Allah\u2019\u0131, O&#8217;nun Resul\u00fc&#8217;n\u00fc ve s\u00f6z\u00fc edilen m\u00fcminleri veli edinirse, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, galip gelecek olanlar, Allah\u2019\u0131n taraftarlar\u0131d\u0131r.&#8221;<br \/>\n(Maide S\u00fbresi: 55-56)<br \/>\nZemah\u015fer\u00ee, Ke\u015f\u015faf adl\u0131 tefsirinde \u015f\u00f6yle diyor:<br \/>\n\u201cBu ayet Ali -kerremellahu vecheh- hakk\u0131nda nazil olmu\u015ftur. Hz. Ali namazda, r\u00fcku halindeyken bir dilenci ondan yard\u0131m istemi\u015f, o da k\u00fc\u00e7\u00fck parma\u011f\u0131nda olan y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ona vermi\u015ftir. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, namaz halinde y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc parma\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131p vermesi, namaz\u0131na zarar verecek derecede \u00e7ok bir i\u015fi gerektirmemektedir. E\u011fer birisi; &#8220;Bu ayette zamir \u00e7o\u011ful olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. O halde, bu ayet nas\u0131l yaln\u0131zca Hz. Ali\u2019ye mahsus olabilir?&#8221; derse, cevab\u0131nda deriz ki: \u201cBu ayetin tek bir ki\u015finin hakk\u0131nda nazil olmas\u0131na ra\u011fmen ondaki zamirin \u00e7o\u011ful olarak kullan\u0131lmas\u0131, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da bu gibi amellere te\u015fvik etmek, fakirlere yard\u0131m etme ve ihsanda bulunma konusunda m\u00fcminlerde ra\u011fbet olu\u015fturmak i\u00e7indir.\u201d[22]<br \/>\nVahid\u00ee de, Esbab&#8217;\u00fcn-N\u00fczul adl\u0131 kitab\u0131nda, bu ayetin nazil olma sebebini \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor: \u201cBu ayetin sonu, Ali b. Eb\u00ee Talip (a.s) hakk\u0131ndad\u0131r. Zira o, namaz\u0131n\u0131n r\u00fckuunda y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc fakire ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.\u201d[23]<br \/>\nBu ayetin Hz. Ali (a.s) hakk\u0131nda nazil oldu\u011fu, di\u011fer bir\u00e7ok tefsir ve hadis kitab\u0131nda da zikredilmi\u015ftir. Biz, s\u00f6z\u00fcn \u00e7ok fazla uzamamas\u0131 i\u00e7in onlar\u0131n hepsini nakletmekten vazge\u00e7tik.<br \/>\n2- Tebli\u011f Ayeti<br \/>\n\u201cEy Peygamber, Rabbinden sana indirilen emri insanlara ilet. E\u011fer yapmazsan, O&#8217;nun el\u00e7ili\u011fini yerine getirmemi\u015f olursun. Allah seni insanlardan korur&#8230;&#8221;[24]<br \/>\n(Maide S\u00fbresi: 67)<br \/>\n&#8220;Tebli\u011f Ayeti&#8221; diye bilinen bu ayet-i kerime, Hz. Peygamber (s.a.a), son hacc\u0131 olan Veda Hacc\u0131&#8217;ndan Medine\u2019ye d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc zaman, zilhicce ay\u0131n\u0131n on sekizinci g\u00fcn\u00fc Gadir-i Hum&#8217;da nazil oldu.[25] Peygamber (s.a.a), Cuhfe&#8217;ye[26] vard\u0131klar\u0131nda \u201cGadir-i Hum\u201d denilen yerde durdular[27] ve geride kalanlar kendilerine ula\u015f\u0131ncaya, \u00f6nde gidenler de geriye d\u00f6n\u00fcnceye kadar orada beklediler.[28] Ashab\u0131n\u0131 oradaki a\u011fa\u00e7lar\u0131n alt\u0131nda da\u011f\u0131n\u0131k bir \u015fekilde oturmaktan nehyettiler ve baz\u0131lar\u0131n\u0131 da o a\u011fa\u00e7lar\u0131n alt\u0131ndaki dikenleri temizlemeye g\u00f6nderdiler.[29] Daha sonra halk\u0131 namaz k\u0131lmaya davet ederek \u015fiddetli s\u0131ca\u011f\u0131n alt\u0131nda \u00f6\u011fle namaz\u0131n\u0131 k\u0131ld\u0131lar. Sonra aya\u011fa kalk\u0131p hutbe okuyarak Allah\u2019a hamd ve sena ettikten ve halka vaaz ve nasihatte bulunduktan sonra \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cBenim Allah taraf\u0131ndan davet edilip de icabet etme zaman\u0131n yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ki, ben de sorumluyum, siz de sorumlusunuzdur. \u00d6yleyse \u015fimdi siz ne diyorsunuz?\u201d<br \/>\nM\u00fcsl\u00fcmanlar \u015f\u00f6yle dediler: \u201cBiz \u015fahadet ediyoruz ki, sen Allah\u2019\u0131n emirlerini ve \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n h\u00fck\u00fcmlerini insanlara tebli\u011f ettin; nasihat ve \u00f6\u011f\u00fctte bulundun. Allah seni hay\u0131rla m\u00fck\u00e2fatland\u0131rs\u0131n.\u201d<br \/>\nSonra Hz. Peygamber (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cSiz, Allah\u2019tan ba\u015fka bir ilah olmad\u0131\u011f\u0131na, Muhammed&#8217;in O&#8217;nun kulu ve el\u00e7isi oldu\u011funa, cennet ve cehennemin hak oldu\u011funa \u015fahadet ediyor musunuz?&#8221;<br \/>\n\u201cB\u00fct\u00fcn bunlara \u015fahadet ediyoruz.&#8221; dediler.<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a.): \u201cAllah&#8217;\u0131m, sen \u015fahit ol.\u201d buyurdular ve: \u201cAcaba (benim s\u00f6ylediklerimi) i\u015ftiyor musunuz?\u201d diye sordular.<br \/>\n\u201cEvet i\u015fitiyoruz.\u201d dediler.<br \/>\nO zaman \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cEy insanlar! Ben sizden \u00f6nce (Kevser Havuzu ba\u015f\u0131nda) haz\u0131r olaca\u011f\u0131m ve siz havuz ba\u015f\u0131nda benim yan\u0131ma geleceksiniz. O havuzun geni\u015fli\u011fi, Busra[30] ile San\u2019a aras\u0131 kadard\u0131r. O havuzda, g\u00f6kteki y\u0131ld\u0131zlar kadar g\u00fcm\u00fc\u015f kadehler vard\u0131r. Orada, ben iki de\u011ferli ve k\u0131ymetli emanetim hakk\u0131nda sizi sorguya \u00e7ekece\u011fim. O halde onlara kar\u015f\u0131 benden sonra nas\u0131l davranaca\u011f\u0131n\u0131za dikkat edin.&#8221;<br \/>\nBirisi: \u201cYa Resulullah! O iki de\u011ferli emanetin nedir?\u201d diye sordu.<br \/>\nResulullah (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cOnlardan biri, Allah\u2019\u0131n kitab\u0131 Kur\u2019an\u2019d\u0131r ki, onun bir ucu Allah\u2019\u0131n elinde, bir ucu da sizin elinizdedir; ona sar\u0131l\u0131n ve ondan asla ayr\u0131lmay\u0131n. Di\u011feri de, benim \u00f6z akrabalar\u0131mdan olan Ehl-i Beytimdir. Latif ve Habir olan Allah bana bildirmi\u015ftir ki, o ikisi havuzun ba\u015f\u0131nda bana ula\u015f\u0131ncaya kadar asla birbirlerinden ayr\u0131lmayacaklar. Ben de Rabbimden onlar i\u00e7in bunu istedim. \u00d6yleyse ey insanlar, onlardan \u00f6ne ge\u00e7meyin, yoksa hel\u00e2k olursunuz; onlardan geri de kalmay\u0131n, yoksa yine hel\u00e2k olursunuz; onlara bir \u015fey \u00f6\u011fretmeye de kalk\u0131\u015fmay\u0131n; \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar sizden \u00e7ok daha bilgilidirler.&#8221;[31]<br \/>\nSonra \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cAcaba benim m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 onlar\u0131n kendilerinden daha evla oldu\u011fumu bilmiyor musunuz?\u201d<br \/>\n\u201cEvet, biliyoruz ya Resulullah!\u201d dediler.<br \/>\nDaha sonra \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cAcaba benim her m\u00fcmine kar\u015f\u0131 kendisinden daha evla oldu\u011fumu bilmiyor musunuz veya buna tan\u0131kl\u0131k etmiyor musunuz?\u201d<br \/>\n\u201cEvet, buna tan\u0131kl\u0131k ediyoruz ya Resulullah!\u201d[32]<br \/>\nSonra Ali b. Eb\u00ee Talib&#8217;in (a.s) elinden tutup yukar\u0131ya kald\u0131rd\u0131. \u00d6yle ki her ikisinin koltuk altlar\u0131n\u0131n beyazl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnd\u00fc.[33] Sonra \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n\u201cEy insanlar! Allah benim mevl\u00e2md\u0131r, ben de sizin mevl\u00e2n\u0131z\u0131m[34] ve ben kimin mevl\u00e2s\u0131 isem, Ali de onun mevl\u00e2s\u0131d\u0131r. Allah\u2019\u0131m, onu seveni sev, ona d\u00fc\u015fman olana d\u00fc\u015fman ol,[35] ona yard\u0131m edene yard\u0131m et, onu yaln\u0131z b\u0131rakan\u0131 yaln\u0131z b\u0131rak,[36] onu seveni sev, ona bu\u011fzedene bu\u011fzet.&#8221;[37]<br \/>\nSonra \u015f\u00f6yle buyurdular: &#8220;Allah&#8217;\u0131m, \u015fahit ol!&#8221;[38]<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a) ile Hz. Ali (a.s) hen\u00fcz birbirlerinden ayr\u0131lmam\u0131\u015flard\u0131 ki, Allah (c.c) taraf\u0131ndan \u015fu ayet nazil oldu:<br \/>\n\u201cBug\u00fcn dininizi size k\u00e2mil ettim, size verdi\u011fim nimetimi tamamlad\u0131m ve \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 size din olarak be\u011fendim.&#8221;<br \/>\n(Maide Suersi: 3)<br \/>\nBunun [RS1] \u00fczerine Hz. Peygamber (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdular:<br \/>\n&#8220;Allahu Ekber! Dini k\u00e2mil etti\u011fi, nimeti tamamlad\u0131\u011f\u0131, benim peygamberli\u011fime ve Ali\u2019nin vel\u00e2yet ve imametine raz\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in Allah&#8217;\u0131 ulular\u0131m.\u201d[39]<br \/>\nY\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerinden her t\u00fcrl\u00fc pisli\u011fi giderdi\u011fi bu temiz soyun y\u00fcceli\u011fi, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve \u00fcst\u00fcn makamlar\u0131ndan bahseden bir\u00e7ok ayet daha vard\u0131r ki, onlar\u0131n hepsine de\u011finmek s\u00f6z\u00fcn uzamas\u0131na yol a\u00e7ar. Bu y\u00fczden bu ayetleri geni\u015f bir \u015fekilde incelemek isteyenler tefsir, menak\u0131b, hadis ve tarih kitaplar\u0131na m\u00fcracaat edebilirler.<br \/>\nBiz burada, yine \u00f6zel olarak Hz. Ali (a.s)&#8217;\u0131n hakk\u0131nda inen ayetlerden birka\u00e7\u0131na daha i\u015faret etmekle yetiniyoruz:<br \/>\n1- \u201c(Ey Peygamber!) Sen ancak bir uyar\u0131c\u0131s\u0131n ve her topluluk i\u00e7in bir hidayet \u00f6nderi vard\u0131r.\u201d<br \/>\n(Ra\u2019d S\u00fbresi: 7)<br \/>\n\u015e\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir: Hz. Peygamber (s.a.a) elini g\u00f6\u011fs\u00fcne koyup \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cBenim vazifem uyar\u0131p korkutmakt\u0131r, ve her kavmin bir hidayet \u00f6nderi vard\u0131r.\u201d Sora Hz. Ali (a.s)\u2019a i\u015faret ederek \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cHidayet \u00f6nderi sensin ya Ali! Benden sonra hidayet arayanlar seninle hidayeti bulacaklar.\u201d[40]<br \/>\nBu hadisi Taber\u00ee, Fahr-i Raz\u00ee ve Suyut\u00ee kendi tefsirlerinde nakletmi\u015flerdir.<br \/>\n2- \u201c\u0130man etmi\u015f olan (m\u00fcmin) kimse, yoldan \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan (fas\u0131k) kimse gibi olur mu hi\u00e7? Elbette bir olmazlar.\u201d<br \/>\n(Secde S\u00fbresi: 18)<br \/>\nBu ayeti tefsir edenler, \u201cm\u00fcmin&#8221;den maksat, Hz. Ali (a.s); \u201cfas\u0131k\u201dtan maksat ise Velid b. Ukbe\u2019dir, demi\u015flerdir. [41]<br \/>\n3- &#8220;Acaba Rabbinden apa\u00e7\u0131k bir delile sahip bulunan, onu yine ondan bir \u015fahit izleyen (&#8230;) kimse mi (yalanlanacak)?&#8221;<br \/>\n(H\u00fbd S\u00fbresi: 17)<br \/>\nAyette zikredilen \u201cRabbinden apa\u00e7\u0131k bir delile sahip bulunan&#8221; kimse, Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a); &#8220;onu izleyen \u015fahit&#8221; ise Hz. Ali (a.s)&#8217;d\u0131r.[42]<br \/>\n4- \u201c&#8230; \u015f\u00fcphesiz ki Allah onun (Peygamber&#8217;in) dostudur, Cebrail ve m\u00fcminlerin salihi de&#8230;\u201d<br \/>\n(Tahrim S\u00fbresi: 4)<br \/>\nM\u00fcfessirler ve hadis alimlerine g\u00f6re bu ayyetteki \u201cm\u00fcminlerin salihi\u201d olarak zikredilen kimse, Hz. Ali b. Eb\u00ee Talip (a.s)&#8217;d\u0131r.[43]<br \/>\n5- \u201cBelleyip kavrayan kulak da onu bellesin.\u201d<br \/>\n(Hakka S\u00fbresi: 12)<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a), bu ayeti okudu\u011funda Hz. Ali (a.s)\u2019a bakarak \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cAllah\u2019tan istedim ki bu belleyip kavrayan kulak senin kula\u011f\u0131n olsun.\u201d Hz. Ali (a.s) \u015f\u00f6yle diyor: &#8220;(Ondan sonra) Hz. Peygamber (s.a.a)&#8217;den duydu\u011fum hi\u00e7bir \u015feyi unutmad\u0131m.\u201d<br \/>\nBu hadisi Taber\u00ee kendi tefsirinde, Zemah\u015fer\u00ee Ke\u015f\u015faf\u2019ta, Suyut\u00ee ed-D\u00fcrr&#8217;\u00fcl-Mensur\u2019da bu ayetin tefsirinde zikretmi\u015flerdir. Hadis a\u015fa\u011f\u0131daki kitaplarda da nakledilmi\u015ftir.[44]<br \/>\nVahid\u00ee, Esbab&#8217;\u00fcn-N\u00fczul adl\u0131 kitab\u0131nda Bureyd\u2019den \u015f\u00f6yle bir hadis naklediyor:<br \/>\n\u201cHz. Resulullah, Hz. Ali\u2019ye hitap ederek \u015f\u00f6yle dedi: \u201cAllah-u Teala, seni kendime yakla\u015ft\u0131r\u0131p asla uzakla\u015ft\u0131rmamam\u0131 ve sana \u00f6\u011fretmemi emretmi\u015ftir. Senin de belleyip kavraman gerekmektedir. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz, Allah senin belleyip kavraman\u0131 sa\u011flayacakt\u0131r.\u201d \u0130\u015fte o zaman \u201cBelleyip kavrayan kulak da onu bellesin.\u201d ayeti nazil oldu.\u201d<br \/>\n6- \u201c\u015e\u00fcphe yok ki Rahman, iman edenler ve iyi i\u015flerde bulunanlara kar\u015f\u0131 (g\u00f6n\u00fcllerde) bir sevgi b\u0131rakacakt\u0131r.\u201d<br \/>\n(Meryem S\u00fbresi: 96)<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a), Ali (a.s)&#8217;a buyurdu: \u201cYa Ali, de ki: Allah&#8217;\u0131m, benim i\u00e7in kendi kat\u0131nda bir ahit k\u0131l ve m\u00fcminlerin kalbinde bana kar\u015f\u0131 bir sevgi b\u0131rak.\u201d<br \/>\nBu hadis Zemah\u015fer\u00ee Ke\u015f\u015faf&#8217;ta, Suyut\u00ee ed-D\u00fcrr&#8217;\u00fcl-Mensur&#8217;da mezkur ayetin tefsirinde nakletmi\u015flerdir. Ayn\u0131 hadis a\u015fa\u011f\u0131daki kitaplarda da nakledilmi\u015ftir.[45]<br \/>\n7- \u201c\u0130man edenler ve iyi i\u015flerde bulunanlarsa, i\u015fte onlard\u0131r yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n en hay\u0131rl\u0131lar\u0131.\u201d (Beyyine S\u00fbresi: 7)<br \/>\nHz. Peygamber (s.a.a), Ali (a.s)\u2019a \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cYa Ali! Ayette s\u00f6z\u00fc edilen ki\u015filer, sen ve senin \u015eiilerindir.&#8221;<br \/>\nHadis, Taber\u00ee Tefsiri\u2019nde nakledilmi\u015ftir. Suyut\u00ee de bu hadisi ed-D\u00fcrr&#8217;\u00fcl-Mensur&#8217;da \u00e7e\u015fitli senetlerle naklettikten sonra \u015funlar\u0131 ekliyor: \u201cNe zaman Ali (a.s) gelse, Hz. Peygamber (s.a.a)\u2019in ashab\u0131; \u201c\u0130nsanlar\u0131n en hay\u0131rl\u0131s\u0131 geldi.\u201d diyorlard\u0131.&#8221;<br \/>\nAyn\u0131 hadis, es-Savaik&#8217;ul-Muhrika, s. 96 ve Nur&#8217;ul-Ebsar, s. 70 ve 101\u2019de de nakledilmi\u015ftir.<br \/>\n8- \u201cHac\u0131lara su da\u011f\u0131tmay\u0131 ve Mescid-i Haram&#8217;\u0131 onarmay\u0131, Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne iman eden ve Allah yolunda cihad eden gibi mi sayd\u0131n\u0131z?&#8230;\u201d<br \/>\n(Tevbe S\u00fbresi: 19)<br \/>\nHac\u0131lara su da\u011f\u0131tma ve Mescid-i Haram&#8217;\u0131 onarma i\u015fiyle u\u011fra\u015fanlardan maksat, Abbas ve Talha\u2019d\u0131r. \u0130man edenden maksat ise, Hz. Ali (a.s)&#8217;d\u0131r.[46]<br \/>\nBu konuda ba\u015fka ayetler de vard\u0131r. Ama biz s\u00f6z\u00fcn uzamamas\u0131 i\u00e7in bu kadar\u0131yla yetiniyoruz.<br \/>\n________________________________________<\/p>\n<p>[1]- Tirmiz\u00ee, &#8220;Menak\u0131b-\u0131 Ehl-i Beyt&#8221; adl\u0131 eserinde (c. 2, s. 308) \u00d6mer b. Eb\u00ee Seleme&#8217;den \u015f\u00f6yle naklediyor: \u201cTathir Ayeti, \u00dcmm\u00fc Seleme\u2019nin evinde nazil oldu\u011funda Peygamber (s.a.a); Fat\u0131ma, Hasan, H\u00fcseyin ve Ali&#8217;yi \u00e7a\u011f\u0131rarak onlar\u0131n \u00fczerine bir aba \u00f6rtt\u00fc ve \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cAllah&#8217;\u0131m, bunlar benim Ehl-i Beytimdir; onlardan her \u00e7e\u015fit pisli\u011fi ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc gider ve onlar\u0131 tertemiz k\u0131l.\u201d O s\u0131rada \u00dcmm\u00fc Seleme; \u201cYa Resulallah! Ben de onlarla birlikte miyim?\u201d diye sordu. Peygamber (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cSen kendi mevkine sahipsin ve hay\u0131r \u00fczeresin.\u201d<br \/>\n[2]- Bu hadis, Gayet&#8217;\u00fcl-Meram&#8217;da Abdullah b. Ahmed b. Hanbel&#8217;den \u00fc\u00e7 senet ile \u00dcmm\u00fc Seleme\u2019den nakledilmi\u015ftir. Ayn\u0131 hadis, Saleb\u00ee Tefsiri&#8217;nden de nakledilmi\u015ftir. Saleb\u00ee Tefsiri&#8217;nde, \u0130bn-i Merdeveyh ve Hatib\u2019in de, ayn\u0131 hadisi az bir ifade de\u011fi\u015fikli\u011fiyle, Ebu Said-i Hudr\u00ee&#8217;den naklettikleri ge\u00e7er. Bkz. Allame Tabataba\u00ee, el-Mizan Tefsiri, Tathir Ayetinin tefsiri.<br \/>\n[3]- Bu hadisi \u0130bn-i Cerir, \u0130bn-i Eb\u00ee Hatem ve Taberan\u00ee, Ebu Said-i Hudr\u00ee\u2019den nakletmi\u015flerdir. Ayn\u0131 hadisi \u201cGayet&#8217;ul-Meram\u201d Saleb\u00ee Tefsiri&#8217;nden naklederek \u015f\u00f6yle diyor: \u201cBu hadisi Tirmiz\u00ee kendi \u201cS\u00fcnen\u201dinde nakletmi\u015f ve onun sahih bir hadis oldu\u011funu vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Yine bu hadisi \u0130bn-i Cerir, \u0130bn-i M\u00fcnzir ve Hakim de do\u011frulam\u0131\u015f, \u0130bn-i Merdeveyh ve Beyhak\u00ee de kendi &#8220;S\u00fcnen&#8221;lerinde bu hadisi \u00dcmm\u00fc Seleme\u2019den nakletmi\u015flerdir. Bkz. el-Mizan Tefsiri.<br \/>\n[4]- Bu hadisi \u0130bn-i Merdeveyh, \u0130bn-i Eb\u00ee \u015eeybe\u2019den, Ahmed b. Hanbel\u2019den ve Tirmiz\u00ee\u2019den nakletmi\u015f ve hasen oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Taberan\u00ee\u2019den ve Hakim\u2019den de naklederek onlar\u0131n bu hadisi sahih sayd\u0131klar\u0131n\u0131 kaydetmi\u015ftir. \u0130bn-i Merdeveyh, ayn\u0131 hadisi Enes\u2019ten de nakletmi\u015ftir. Bkz. Allame Tabataba\u00ee, el-Mizan Tefsiri, Tathir Ayetinin tefsiri.<br \/>\n[5]- Cami\u2019ul-Usul, c. 9, s. 156. Bu hadisi Sahih-i Tirmiz\u00ee ve Enes b. Malik\u2019ten \u015f\u00f6yle naklediyor: \u201cTathir Ayeti nazil oldu\u011funda, Peygamber (s.a.a) ne zaman namaza gitmek isteseydi, Fat\u0131ma (a.s)\u2019\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde durur ve \u015f\u00f6yle seslenirdi: \u201cNamaz vaktidir, ey Ehl-i Beyt! Allah yaln\u0131zca siz Ehl-i Beyt\u2019ten her t\u00fcrl\u00fc k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ve pisli\u011fi gidermek istiyor.\u201d<br \/>\n[6]- Fazl-u \u00c2l\u2019\u00fcl-Beyt, s. 21, Tak\u0131yyuddin Ahmed b. Ali Mukriz\u00ee.<br \/>\n[7]- Tefsir-i Kebir, Fahr-i Raz\u00ee, \u015e\u00fbra S\u00fbresi, 23. ayetin tefsiri.<br \/>\n[8]- Gayet\u2019ul-Meram, \u015e\u00fbra S\u00fbresi, 23. ayetin tefsiri.<br \/>\n[9]- H\u00eef, Mekke\u2019de Ebu Kubeys da\u011f\u0131n\u0131n arkas\u0131nda yer alan Cebel-i Esved\u2019deki bir beyaz noktan\u0131n ad\u0131d\u0131r. Mukaddes H\u00eef Mescidi\u2019nin ismi de buradan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n[10]- Tefsiri-i Kebir, Fahr-i Raz\u00ee, \u015e\u00fbra S\u00fbresi, 23. ayetin tefsiri.<br \/>\n[11]- Muhibbuddin Taber\u00ee, Zehair\u2019ul-Ukba F\u00ee Menak\u0131b-\u0131 Zevi\u2019l-Kurba, s. 25.<br \/>\n[12]- Bu hadis a\u015fa\u011f\u0131daki kaynaklarda biraz farkla nakledilmi\u015ftir: Suyut\u00ee, \u0130hya\u2019\u00fcl-Meyt Bi Fezail-i Ehl\u2019il-Beyt, s. 8; Suyut\u00ee, ed-D\u00fcrr\u2019\u00fcl-Mensur, c. 6, s. 7; Taberan\u00ee, el-Mu\u2019cem\u2019\u00fcl-Kebir, M\u00fcsned-i \u0130mam Hasan, c. 1, s. 125; Heysem\u00ee, Mecma\u2019\u00fcz-Zevaid, c. 9, s. 168; Taber\u00ee, Zehair\u2019ul-Ukba, s. 25; \u0130bn-i Sabba\u011f Malik\u00ee, el-F\u00fcsul\u2019\u00fcl-M\u00fchimme, s. 29; Kurtub\u00ee, el-Camiu Li Ahkam\u2019il-Kur\u2019an, c. 16, s. 21-22.<br \/>\n[13]- Necran H\u0131ristiyanlar\u0131n\u0131n heyeti \u00fc\u00e7 ki\u015fiden olu\u015fmu\u015ftu. Bunlardan biri, \u201c\u00c2k\u0131b\u201d lakab\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan \u201cAbdulmesih\u201d idi ki bu zat heyetin ba\u015fkan\u0131 idi. Di\u011feri, \u201cSeyyid\u201d vasf\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan \u201cEyhem\u201d; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise \u201cEbu Hatem b. Alkame\u201d isimli papazd\u0131. \u0130bn-i Sabba\u011f Malik\u00ee, el-F\u00fcsul\u2019\u00fcl-M\u00fchimme, Mukaddime.<br \/>\n[14] &#8211; Zemah\u015fer\u00ee, Tefsirinde \u015f\u00f6yle diyor: \u201cM\u00fcbahele\u201d kelimesi \u201cBehele\u201d maddesinden olup l\u00fcgatta \u201cl\u00e2net etmek\u201d manas\u0131na gelmektedir. Daha sonra bu kelimeyi \u201cher \u00e7e\u015fit dua etmek\u201d manas\u0131nda da kullanm\u0131\u015flard\u0131r; l\u00e2net ve beddua olmasa bile.<br \/>\n[15]- \u201cAshab-\u0131 Kisa\u201d Hz. Peygamberin (s.a.a) abas\u0131n\u0131n alt\u0131nda bir araya gelen ve haklar\u0131nda Tathir Ayeti nazil olan kimselere denmektedir ve onlar, Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. Ali, Hz. Fat\u0131ma, Hz. Hasan ve Hz. H\u00fcseyin\u2019dir. Bu ayetin a\u00e7\u0131klamas\u0131 daha \u00f6nce ge\u00e7mi\u015fti.<br \/>\n[16]- Zemah\u015fer\u00ee, Tefsir-i Ke\u015f\u015faf, Al-i \u0130mran S\u00fbresi, 61. ayet.<br \/>\n[17]- Fahr-i Raz\u00ee, Tefsir-i Kebir, Al-i \u0130mran S\u00fbresi, 61. ayet (M\u00fcbahele Ayeti).<br \/>\n[18]- Ayet-i kerimedeki \u201cPeygamber\u2019e sal\u00e2vat getirin\u201d emrine i\u015faret ediliyor. \u201cUsul-\u00fc F\u0131k\u0131h\u201d bilginleri, emrin farza del\u00e2let edip etmedi\u011fi hususunda \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlar: \u201cKur\u2019an\u2019da ve hadislerde kullan\u0131lan emirler, m\u00fcstehabba del\u00e2let etti\u011fine dair bir delil olmad\u0131\u011f\u0131 takdirde, emrolunan \u015feyin farz oldu\u011funu ifade ederler.\u201d<br \/>\n[19]- Allame Tabataba\u00ee, el-Mizan Tefsiri.<br \/>\n[20]- \u015eia\u2019n\u0131n b\u00fcy\u00fck fakihlerinden ve Hicr\u00ee 7. y\u00fczy\u0131l\u0131n b\u00fcy\u00fck \u015fahsiyetlerinden olan Muhakk\u0131k Hill\u00ee (r.a), \u201c\u015eerail\u2019ul-\u0130sl\u00e2m\u201d adl\u0131 kitab\u0131nda, namaz\u0131n farzlar\u0131n\u0131 sayd\u0131\u011f\u0131nda \u015f\u00f6yle diyor: \u201cNamaz\u0131n farzlar\u0131ndan yedincisi, \u201cTe\u015fehh\u00fcd\u201dd\u00fcr. Te\u015fehh\u00fcd okumak iki rekatl\u0131 namazlarda bir defa, \u00fc\u00e7 ve d\u00f6rt rekatl\u0131 namazlarda ise iki defa farzd\u0131r. E\u011fer bile bile te\u015fehh\u00fcd\u00fc okumazsa, namaz\u0131 bat\u0131l olur. Te\u015fehh\u00fcdde de be\u015f \u015fey farzd\u0131r: Te\u015fehh\u00fcd\u00fc okuyacak kadar oturmak, Allah\u2019\u0131n birli\u011fine ve Peygamber\u2019in risaletine tan\u0131kl\u0131k etmek ve Peygamber\u2019e ve Peygamber\u2019in Ehl-i Betine sal\u00e2vat getirmek.\u201d Bkz. \u015eerail\u2019ul-\u0130sl\u00e2m, c. 1, kitab-\u0131 sal\u00e2t.<br \/>\n[21]- Zemah\u015fer\u00ee, Tefsir-i Ke\u015f\u015faf, \u0130nsan S\u00fbresi\u2019nin tefsiri. Ayn\u0131 hadisi Fahr-i Raz\u00ee, Tefsir-i Kebir\u2019inde Ke\u015f\u015faf\u2019tan ve Vahid\u00ee\u2019den nakletmi\u015ftir. Tabers\u00ee de bu hadisi \u201cMecma\u2019ul-Beyan\u201d adl\u0131 tefsirinde nakletmi\u015ftir.<br \/>\n[22]- Zemah\u015fer\u00ee, Tefsir-i Ke\u015f\u015faf, Maide S\u00fbresi, 55 ve 56. ayetlerin tefsiri.<br \/>\n[23]- Vahid\u00ee, Esbab-\u0131 N\u00fczul, Maide S\u00fbresi, 55. ayet.<br \/>\n[24]- Hakim Heskani \u201c\u015eevahid-\u00fct Tenzil\u201d adl\u0131 kitab\u0131nda (c.1,s.190 Beyrut bask\u0131s\u0131, Hicri \u2013 Kamir 1393) Abdullah b. Ebi Evfa\u2019dan \u015f\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir. \u201cBen Gadir-i Hum g\u00fcn\u00fc, kendi kula\u011f\u0131mla duydum ki Hz. Peygamber (s.a.a) (Ya eyy\u00fcherresul belli\u011f&#8230;) ayetinin okuduktan sonra iki elini koltuklar\u0131n\u0131n alt\u0131n\u0131n beyazl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnecek \u015fekilde yukar\u0131 kald\u0131rd\u0131 ve \u015f\u00f6yle buyurdu: ayetinin okuduktan sonra iki elini koltuklar\u0131n\u0131n alt\u0131n\u0131n beyazl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnecek<br \/>\n\u201c(Ey halk) bilin ki, ben kimin mevl\u00e2s\u0131 isem, Ali de onun Mevl\u00e2s\u0131d\u0131r&#8230;\u201d Yine Vahidi, Esbab-\u0131 N\u00fczul\u201d kitab\u0131na; (s.135) ve Suyuti \u201cEd D\u00fcrr-ul Mensur\u201d adl\u0131 kitab\u0131nda, (c.2, s.198) Ebi Said-el Hudri\u2019den \u015f\u00f6yle nakletmi\u015flerdir:<br \/>\n\u201cYa Eyy\u00fcherresul b o elli\u011f ma unzile&#8230;\u201d ayeti Ali b. Ebu Talip (a.s) hakk\u0131nda nazil lu\u015ftur.)<br \/>\n[25] -Mecma-\u00fcz Zevaid c.9, s.163-165; (\u015eevahid-\u00fct Tenzil, Hakim Haskani c.1, s.192-193)<br \/>\n[26] bu b\u00f6lge Medine, M\u0131s\u0131r. Ve \u015eam yollar\u0131n\u0131n bir birinden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerdi (Mecma-\u00fcl B\u00fcldan kitab\u0131 \u201cCuhfe\u201d maddesi).<br \/>\n[27] -Mecma-\u00fcz Zevaid c.9, s.163- 165, ibn-i kesir, s.5, s.109-713<br \/>\n[28] &#8211; \u0130bn-i kesir tarihi, c.5, s.213<br \/>\n[29] (Mecma-\u00fcz- Zevaid, \u0130bn-i Kesir tarihinin de ibaresi bu ibareye yak\u0131nd\u0131r. (c.5, s.209)<br \/>\n[30] (\u015eam veya Ba\u011fdat yak\u0131nlar\u0131nda bir kasaba)<br \/>\n[31] -(Mecma-\u00fcz Zevaid. Bu hadisin baz\u0131 \u00f6l\u00fcmleri Hakim\u2019in M\u00fcstedrek\u2019inde (c.3, s.109-110) ve \u0130bn-i Kesir\u2019in tarihinde (c.5, s.209) nakledilmi\u015ftir.)<br \/>\n[32] (Musned-i Ahmed c.4, s.281-368-370), \u0130bn-i Kesir (c.5, s.204-212).<br \/>\n[33] (Meusned-i Ahmed c.1, s.118-119, S\u00fcnen-i \u0130bn-i Mace c.1, s.43 hadis 116, \u0130bn-i Kesir, c.5, s.109.<br \/>\n[34] (\u015eevahid-ut Tenzil, Hakim Haskani, c.1, s.191, \u0130bn-i Kesir, c.5, s.209)<br \/>\n[35] (Musned-i Ahmed c.1, s.118-119, c.4, s.281, 370, 372, 373, c.5, s.347, \u0130bn-i Kesir tarihi c.5, s.204, 201, 213) \u0130bn-i Kesir, Tarih&#8217;inde \u015funu da eklemi\u015ftir: \u201cBen Zeyd\u2019e dedim ki, acaba sen kendin bunu Peygamberden i\u015fittin mi? \u201cZeyd\u201d cevab\u0131nda dedi ki: \u201cO a\u011fa\u00e7lar\u0131n alt\u0131nda olan herkes, Peygamberi o halde g\u00f6rd\u00fc ve o s\u00f6zleri kendi kula\u011f\u0131 ile i\u015fitti. \u201cSonra \u0130b-ni Kesir s\u00f6zlerine \u015f\u00f6yle devam ediyor: \u201c\u015eeyhimiz Ebu Abdullah Zehebi \u201cBu sahih bir hadistir\u201d dedi.<br \/>\n[36] (Musned-i Ahmed c.1, s.118-119, Mecma-\u00fcz Zevaid, c.1, s.193, \u0130bn-i Kesir tarihi, c.5, s.210-211).<br \/>\n[37]- \u015eevahid-\u00fct Tenzil, c.1, s.210-211.<br \/>\n[39]-Hakim Haskani \u015eevahid-ut Tenzil de, c.1, s.157-158. Bunu Ebu Said Hudri\u2019den nakletmi\u015ftir. Ve s. 158\u2019de Ebu Hreyre\u2019den rivayet etmi\u015ftir. Ayn\u0131 rivayet \u0130bn-i Kesir, c.5, s.214 de \u00f6zet bir \u015fekilde nakletmi\u015ftir.<br \/>\n[40] -M\u00fcstedrek-i Sahihayn c.3, s.129, Kenz-\u00fcl Ummal c.6, s.157.<br \/>\n[41]-Bunu ibn-i Cerir Taber tefsirinde; Suyuti, Ed Durr-\u00fcl Mensur\u2019da Ke\u015f\u015faf\u2019ta Zemah\u015fer\u00ee, Vahidi Esbab-\u0131 Nuzul s.263\u2019de, nakletmi\u015f ve yine bu hadis Tarih-i Ba\u011fdad ve Erriyaz-un Nezire\u2019de zikredilmi\u015ftir.<br \/>\n[42] (Kenz\u2019\u00fcl- Ummal c.1, s.251, Suyuti \u201cEd Dur\u2019\u00fcl Mensur\u201d da, Fahri Razi \u201ctefsir-i Kebirinde bu ayeti yukar\u0131daki \u015fekilde tefsir etmi\u015flerdir.)<br \/>\n[43]- Suyuti \u201cEd Durr\u00fcl- Mensur\u2019da bu ayetin tefsirinde, Kenz-\u00fcl Ummal c.1, s.237, Feth-ul Bari c.13, s.27, Mecmeuz- Zevaid c.9, s.18-94 de bu konuyla ilgili hadis mevcuttur.)<br \/>\n[44]- Mecma-uz Zevaid, c.9, s.131, Kenz-\u00fcl Ummal, c.6, s.408,<br \/>\n[45] &#8211; Mecma-uz Zevaid c.9, s.125, Er Riyazun Nezire, c.2, s.207, Es Sevaik-ul Muhrika, s.102.<br \/>\n[46]- Esbab-\u0131 N\u00fczul, Vahidi, s.182, Taberi, Fahr-i Razi ve Suyuti\u2019de bunu kendi tefsirlerin de keydetmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.alulbeyt.com.tr\/kurn-da-ehlibeyt-a-s_h1384.html\">alulbeyt.com.tr<\/a><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kur\u00e2n-\u0131 Kerim d\u00fc\u015f\u00fcnce, kanun ve de\u011ferler kayna\u011f\u0131d\u0131r&#8230; Kur\u00e2n, hayat program\u0131n\u0131 d\u00fczenlemek ve hayat kanunlar\u0131n\u0131 belirlemek \u00fczere inen ilah\u00ee vahiy ve s\u00f6zlerdir&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[7],"tags":[190],"class_list":["post-1716","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-article","tag-ehlibeyt-a-s","has-post-title","has-post-date","has-post-category","has-post-tag","has-post-comment","has-post-author",""],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1716","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1716"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1716\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1719,"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1716\/revisions\/1719"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1716"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1716"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1716"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}