{"id":4913,"date":"2024-08-06T23:56:46","date_gmt":"2024-08-06T20:56:46","guid":{"rendered":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/?p=4913"},"modified":"2024-08-06T23:56:46","modified_gmt":"2024-08-06T20:56:46","slug":"ehl-i-beyt-imamlarin-masumiyeti","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/4913\/","title":{"rendered":"EHL-\u0130 BEYT \u0130MAMLARIN MASUM\u0130YET\u0130"},"content":{"rendered":"<p style=\"font-weight: 400;\"><strong>Soru: <\/strong>Hocam, e\u011fer m\u00fcmk\u00fcnse \u015eia&#8217;n\u0131n Ehl-i Beyt imamlar\u0131n\u0131n masumiyeti hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn insan\u0131 m\u00fctmain edecek delil ve dayanaklar\u0131n\u0131 bize yaz\u0131n; zira fitneci insanlar s\u0131k s\u0131k bu konuyu g\u00fcndeme getirerek kafalar\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar&#8230;<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\"><strong>Cevap:<\/strong> Muhterem karde\u015fim, Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131n\u0131n masumiyetinin delillerine ge\u00e7meden \u00f6nce \u00f6nemli bir hususun \u00fczerinde durmakta fayda var; o da \u015fudur ki masumiyet olay\u0131n\u0131 iyice kavrayabilmek i\u00e7in \u00f6nce \u015eia&#8217;daki &#8220;imamet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131&#8221; ve onu \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n neresine koyduklar\u0131n\u0131 kavramak gerekir. <!--more-->Asl\u0131nda S\u00fcnn\u00ee karde\u015flerimizin bu olay\u0131 biraz fazla yad\u0131rgamalar\u0131, bizce imamet meselesine kendi mekteplerinin mant\u0131\u011f\u0131yla yakla\u015f\u0131p masumiyeti de o a\u00e7\u0131dan de\u011ferlendirmelerinden kaynaklan\u0131yor. Bu y\u00fczden \u00f6nce k\u0131sa da olsa \u015eia&#8217;n\u0131n &#8220;\u0130mamet&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131na k\u0131saca temas edip daha sonra as\u0131l mevzuya ge\u00e7ersek, bizce konu daha iyi anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Bildi\u011finiz gibi \u015eia ile Ehl-i S\u00fcnnet aras\u0131ndaki temel ihtilaf, &#8220;\u0130mamet&#8221; meselesi etraf\u0131ndad\u0131r. \u015eia, imam\u0131n Allah-u Te\u00e2l\u00e2 taraf\u0131ndan belirlenmesi ve Resul-i Ekrem (s.a.a) taraf\u0131ndan da a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131yorken Ehl-i S\u00fcnnet bu konuda ba\u015fka bir yol tutmu\u015ftur. Baz\u0131lar\u0131, bu ihtilaf\u0131n, siyasi partilerin ba\u015fkanl\u0131k i\u00e7in iki ki\u015fiyi aday g\u00f6stermesine benzer s\u0131rf siyasi bir ihtilaf oldu\u011funu zannediyorlar. Ancak ger\u00e7ek \u015fu ki, bu ihtilaf\u0131n temelinde bir inan\u00e7 meselesi s\u00f6z konusudur. \u0130nan\u00e7lar \u00fczerine konu\u015fan &#8220;kelam ilmi&#8221;nin bahislerinden birisini, &#8220;imamet&#8221; meselesinin olu\u015fturmas\u0131 da bunun bir emaresidir. \u015eia&#8217;n\u0131n bu konudaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamak amac\u0131yla \u015eia&#8217;n\u0131n &#8220;inan\u00e7 sistemi&#8221;ne k\u0131sa bir bak\u0131\u015f atarak imamet meselesinin bu\u00a0 sistemdeki yerini ve bu sistemi olu\u015fturan \u00f6\u011felerin t\u0131pk\u0131 bir zincir halkalar\u0131 gibi birbirine ba\u011fl\u0131 olup bir \u00f6\u011fenin yitirilmesiyle b\u00fct\u00fcn sistemin birbirine de\u011fece\u011fini g\u00f6sterme\u011fe \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Kelam ilminde Allah-u Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda konu\u015fulduktan sonra O&#8217;nun zati ve fiili s\u0131fatlar\u0131 hakk\u0131nda konu\u015fulmakta, h\u00e2likiyeti (yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131) ispatland\u0131ktan sonra rububiyeti (y\u00f6neticili\u011fi-e\u011fiticili\u011fi) de ispatlanmaktad\u0131r. \u0130slam a\u00e7\u0131s\u0131ndan Allah-u Te\u00e2l\u00e2 hi\u00e7 bir \u015feyi abes yaratmam\u0131\u015ft\u0131r; her \u015feyi \u00fcst\u00fcn hikmetinin iktiza etti\u011fi bir hedef i\u00e7in yaratm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece, &#8220;genel illiyet (nedensellik)&#8221; ilkesi b\u00fct\u00fcn mahlukat hakk\u0131nda ge\u00e7erlidir ve ezelden ebede de\u011fin birbirinin eni veya uzununda yer alan b\u00fct\u00fcn yarat\u0131klar, tek bir nizam (sistem) olu\u015fturmaktad\u0131rlar. Bu yarat\u0131klardan biri de, idrak, irade ve ebedi saadet veya bedbahtl\u0131\u011fa do\u011fru se\u00e7imli hareket kabiliyeti gibi \u00f6zelliklerle donat\u0131lan insand\u0131r. Bu \u00f6zelliklerden dolay\u0131 da, Allah-u Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n &#8220;tekvini rububiyet&#8221;inin alt\u0131nda oldu\u011fu gibi &#8220;te\u015frii rububiyet&#8221;inin de kapsam\u0131na girmektedir. Yani, e\u011fer insan, saadet veya bedbahtl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendi se\u00e7ecekse, saadeti, bedbahtl\u0131\u011f\u0131 ve bunlara g\u00f6t\u00fcren yollar\u0131 da bilmelidir, bunu bilme kabiliyeti ona verilmelidir. Do\u011frudan do\u011fruya kendi bilemeyece\u011fi, yani hissi ve akli \u015fuurlar\u0131n\u0131n (idraklar\u0131n\u0131n) kavrayamayaca\u011f\u0131 konular ise vahiy yoluyla ona iletilmelidir. Resuller g\u00f6nderme, kitaplar ve \u015feriatlar indirmenin zarureti de buradan ileri gelmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc e\u011fer Allah-u Te\u00e2l\u00e2, insan\u0131 kendi ba\u015f\u0131na b\u0131rak\u0131p vahiy yoluyla elde edilecek hid\u00e2yeti ona bildirmeseydi, bu durum, evine misafir sesleyip de adres vermeyen veya evini tan\u0131yan birini ona bildirmeyen\u00a0 kimsenin durumuna benzerdi.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u015euras\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, peygamberlerin \u00f6\u011fretileri, zamanla \u00e7e\u015fitli sapt\u0131r\u0131c\u0131 etkenlerin tesiri alt\u0131nda eskiyor, y\u0131pran\u0131yor veya unutulup gidiyordu. Bundan\u00a0 dolay\u0131 da Allah-u Te\u00e2l\u00e2, ba\u015fka bir peygamber g\u00f6ndererek dini yeniliyor, insanlar\u0131n ihtilafa d\u00fc\u015ft\u00fckleri konular\u0131 onlar i\u00e7in a\u00e7\u0131kl\u0131yor ve bazen de zaman gereksinimlerine g\u00f6re eski \u00f6\u011fretilere bir \u015feyler ilave ediyordu. Ancak b\u00f6yle bir durumun \u0130slam dini i\u00e7in s\u00f6z konusu olamayaca\u011f\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ittifak\u0131yla \u0130slam Peygamberi (s.a.a), peygamberlerin, \u015feriat\u0131 da \u015feriatlar\u0131n sonuncusudur. B\u00f6yle bir \u015feriat, tahriften uzak kalabilmesi i\u00e7in \u00e7ok sa\u011flam kaynaklara muhta\u00e7t\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;in bu \u00f6zelli\u011fe sahip bulundu\u011fu ve tahrif ellerinin kesinlikle kendisine ula\u015fmad\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6n\u00fcnden de, ard\u0131ndan\u00a0 da bat\u0131l\u0131n gelemeyice\u011fi yegane semavi kitap oldu\u011funu biliyoruz ama, \u0130slam&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00f6\u011fretileri, hatta temel h\u00fck\u00fcmlerin bir\u00e7o\u011fu bile, b\u00fct\u00fcn ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da mevcut de\u011fildir. Ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n beyan\u0131, Nebiyy-i Ekrem&#8217;in (s.a.a) uhdesine b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <strong>&#8220;Zikr&#8217;i (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131) sana indirdik ki, insanlara kendileri i\u00e7in indirileni a\u00e7\u0131klayas\u0131n.&#8221;<\/strong> <em>(Nahl\/44)<\/em><\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u0130\u015fte burada \u015fu soruyla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz: &#8220;Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim i\u00e7in ge\u00e7erli olan masuniyet (korunmu\u015fluk &#8211; dokunulmazl\u0131k) S\u00fcnnet-i Nebeviyye i\u00e7in de ge\u00e7erli midir?&#8221; Bilindi\u011fi gibi m\u00fcsl\u00fcmanlardan hi\u00e7 bir kimse, S\u00fcnnet-i Nebeviyye i\u00e7in b\u00f6yle bir masuniyet iddia etmemi\u015ftir. Tarihi ger\u00e7ekler de b\u00f6yle bir iddiada bulunmaya m\u00fcsaade etmemektedir. \u00d6yleyse \u0130slam dini, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 y\u00f6netebilme, hid\u00e2yet edebilme ehliyetini nereden, hangi sa\u011flam kaynaktan elde etmektedir?<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u015eia&#8217;n\u0131n bu soruya cevab\u0131 \u015f\u00f6yledir: Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) vefat\u0131ndan sonra vahy-i \u0130lah\u00ee kesildiyse de insanl\u0131\u011f\u0131n gayb alemiyle\u00a0 olan irtibat\u0131 tamam\u0131yla kesilmedi. Vahy kesildiyse, nebi olmayanlar\u0131n, hatta Hz. Musa&#8217;n\u0131n (a.s) annesi ve Hz. Meryem (a.s) gibilerinin de sahip olabilece\u011fi &#8220;ilm-i vehbi&#8221; de kesilmedi ya! Vahy kesildiyse, nebilerin d\u0131\u015f\u0131nda baz\u0131 Allah dostlar\u0131n\u0131n da faydaland\u0131\u011f\u0131 nefsan\u00ee melekelerin y\u00fcksek bir derecesi olan &#8220;ismet&#8221; makam\u0131na ula\u015fma kabiliyeti de insanlardan al\u0131nmad\u0131 ya! Allah-u Te\u00e2l\u00e2, bu \u00fcmmete olan l\u00fctf u kereminden, onlar\u0131n aras\u0131ndan bu ilme ve bu melekeye sahip olan kimselerin bulunmas\u0131n\u0131 takdir etti. \u0130\u015fte biz bu kimselerin, Resulullah&#8217;\u0131n Ehl-i Beyt&#8217;inden olan &#8220;on iki imam&#8221; oldu\u011funa inan\u0131yoruz.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Bir ba\u015fka tabirle Peygamberin yerine ge\u00e7en kimse, vahiy alman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda onun b\u00fct\u00fcn g\u00f6revlerini devam ettirmektedir. Bu g\u00f6revler k\u0131saca, \u0130slam&#8217;\u0131 koruma, onu eksiksiz bir \u015fekilde insanlara a\u00e7\u0131klama ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n fikri mercili\u011fi ve siyasi \u00f6nderli\u011fidir. Ayn\u0131 g\u00f6revleri devam ettirdi\u011fi i\u00e7in de Peygamber&#8217;de masumiyeti gerektiren b\u00fct\u00fcn akl\u00ee deliller, onun yerine ge\u00e7en imam\u0131n masumiyeti i\u00e7in de ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Bu melekenin (masumiyetin) kimlerde bulundu\u011funu bilmek, insanlar i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn olam\u0131yaca\u011f\u0131na g\u00f6re de Allah-u Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n, Peygamberi&#8217;nin masum ve ilm-i vehbiye sahip olan vasilerini tayin etmesi gerekir; ki tayin de etmi\u015ftir. Bizim Bu konuya bizzat kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan ve Resulullah&#8217;\u0131n hadislerinden delillerimiz var, (M\u00e2ide suresi, \u00e2yet 3 ve 67 gibi, Sekaleyn ve Sefine hadisleri gibi); fakat mevzumuzun d\u0131\u015f\u0131nda oldu\u011fu i\u00e7in onlar\u0131 ge\u00e7iyoruz. Bunun delillerini geni\u015f bir \u015fekilde \u00f6\u011frenmek istiyorsan\u0131z <b><a href=\"http:\/\/www.caferilik.com\/\">www.caferilik.com<\/a><\/b> sitesinin &#8220;\u0130nan\u00e7lar b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn &#8220;\u0130mamet&#8221; k\u0131sm\u0131na m\u00fcracaat edin.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u0130mamlar\u0131n da peygamberler gibi masum olduklar\u0131, ilgili kitaplarda geni\u015f olarak ele al\u0131nm\u0131\u015f ve bir \u00e7ok nakli deliller zikredilmi\u015ftir. Burada b\u00fct\u00fcn bu delillere de\u011finmemiz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ancak \u00f6zet olarak \u015fu delillere i\u015faret edebiliriz:<\/p>\n<ol start=\"124\">\n<li style=\"font-weight: 400;\">a) Bakara Suresi&#8217;nin 124. \u00c2yetinde a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, Allah-u Te\u00e2l\u00e2 Hz. \u0130brahim&#8217;e imamet makam\u0131n\u0131 verdi\u011finde, Hz. \u0130brahim&#8217;in bu makam\u0131 kendi z\u00fcrriyeti i\u00e7in de isteyince, Allah-u Te\u00e2l\u00e2 bu makam\u0131n kendi ahdi oldu\u011funu buyurmu\u015f ve zalim olanlara ula\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 bildirmi\u015ftir. Bu \u00e2yet-i kerimeden imamet makam\u0131na gelen ki\u015finin zalim olmamas\u0131, yani masum olmas\u0131 gerekti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Zira zul\u00fcm Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;de \u00fc\u00e7 yerde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/li>\n<\/ol>\n<p style=\"font-weight: 400;\">1- Allah&#8217;a \u015firk ko\u015fmak zul\u00fcm say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: <strong>&#8220;&#8230;\u015e\u00fcphesiz \u015firk \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcmd\u00fcr&#8230;&#8221;<\/strong>[1]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">2- Kullara zulmetmek: <strong>&#8220;As\u0131l k\u0131nama yolu, insanlara zulmeden ve yery\u00fcz\u00fcnde haks\u0131z yere azg\u0131nl\u0131k yapanlara kar\u015f\u0131 vard\u0131r&#8230;&#8221;<\/strong>[2]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">3- \u0130nsan\u0131n kendi hakk\u0131nda zulmetmesi, <strong>&#8220;&#8230;Onlardan (insanlardan) kimi kendi nefsine zulmeder&#8230;&#8221;<\/strong>[3]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Zulm\u00fcn s\u00f6zl\u00fck anlam\u0131, haddi a\u015fmak ve bir \u015feyi lay\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131 yer ve konuma getirmektir. [4]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Dolay\u0131s\u0131yla ister kas\u0131tl\u0131, ister sehven olsun her t\u00fcrl\u00fc hata, g\u00fcnah ve haddi a\u015fmay\u0131 kapsam\u0131 alt\u0131na al\u0131r. Sehvi olan hata ve g\u00fcnahlara cezai m\u00fceyyidelerin verilmemesi, makam itibariyle zalim olmaman\u0131n \u015fart oldu\u011fu hususlarda, sehvi hatalar a\u00e7\u0131s\u0131ndan bile zalim olmamalar\u0131n\u0131n \u015fart ko\u015fulmas\u0131na bir halel getirmez. O halde imam olacak kimsenin sehvi hata ve g\u00fcnahlardan bile masum olmas\u0131 gerekti\u011fi bu \u00e2yet-i kerimeden anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<ol>\n<li style=\"font-weight: 400;\">b) Bu konuda delil olarak zikredebilece\u011fimiz bir di\u011fer \u00e2yet de \u015fudur: <strong>&#8220;Ey iman edenler, Allah&#8217;a it\u00e2at edin; Peygamber&#8217;e it\u00e2at edin ve sizden olan emir sahiplerine de&#8230;&#8221;<\/strong>[5] G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi bu \u00e2yet-i kerimede Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne mutlak bir it\u00e2at mu&#8217;minlere emredildi\u011fi gibi, &#8220;Ulu-l Emre&#8221; (emir sahiplerine) de ayn\u0131 itaat kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z mu&#8217;minlerden istenmi\u015ftir. Bizce Emir sahiplerine b\u00f6ylesine bir itaatin farz olmas\u0131, onlar\u0131n masum olmas\u0131n\u0131 gerektirir. Zira, Allah-u Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n masum olmayan kimselere mutlak itaati farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir \u015fey Allah&#8217;\u0131n hikmet ve \u015fefkatiyle ba\u011fda\u015fmamakla birlikte, kendi ve Resul\u00fc&#8217;ne farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 mutlak itaat emriyle de \u00e7eli\u015fmektedir. Allah-u Te\u00e2l\u00e2 \u00e7eli\u015fkiye emretmekten ve sonsuz hikmet ve \u015fefkatine ayk\u0131r\u0131 davranmaktan m\u00fcnezzehtir. Kendisi Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;de bir yerde: <strong>&#8220;Ey iman edenler \u015feytan\u0131n ad\u0131mlar\u0131na uymay\u0131n; kim \u015feytan\u0131n ad\u0131mlar\u0131na uyarsa (bilsin ki) ger\u00e7ekten o \u00e7irkin utanmazl\u0131klar\u0131 ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emreder&#8230;&#8221;<\/strong>[6] di\u011fer bir \u00e2yette ise: <strong>&#8220;..\u015e\u00fcphesiz Allah, \u00e7irkin hayas\u0131zl\u0131klara (g\u00fcnahlara) emretmez..&#8221;<\/strong>[7]buyurmaktad\u0131r. Evet \u015feytana uyan\u00a0 k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe emreder; Allah ise hi\u00e7bir zaman k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe emretmez. O halde Ulu-l Emre mutlak bir \u015fekilde it\u00e2at etme\u011fi emrediyorsa, bu Ulu-l Emr&#8217;in hi\u00e7bir zaman \u015feytana uymayaca\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla da k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve g\u00fcnaha emr ve sevk etmeyece\u011fini g\u00f6steriyor; zaten bizim masumiyetten maksad\u0131m\u0131z da bundan ibarettir.<\/li>\n<\/ol>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Kald\u0131 ki e\u011fer Ulu-l Emr&#8217;e itaat s\u0131n\u0131rl\u0131 olsayd\u0131 bunu mutlaka bildirmesi gerekirdi. Nitekim ana-babaya itaat gibi insan\u0131n sadece kendisini ilgilendiren ve Ulu-l Emr&#8217;e itaatle k\u0131yaslanmas\u0131 bile abes olan bir konuda onlara itaati emretmesinin ard\u0131ndan hemen s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 da belirlemi\u015ftir: <strong>&#8220;Biz insana, ana-babas\u0131na iyi davranmas\u0131n\u0131 tavsiye etmi\u015fizdir. E\u011fer onlar seni, hakk\u0131nda bilgin olmayan bir \u015feyi bana ortak ko\u015fman i\u00e7in zorlarlarsa, onlara itaat etme.&#8221;<\/strong><em>(Ankebut, 8)<\/em> Durum b\u00f6yleyken y\u00fcce Allah nas\u0131l olur da dinin temel ta\u015f\u0131n\u0131 i\u00e7eren ve insan mutlulu\u011funun ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu b\u00f6ylesine \u00f6nemli bir meselede s\u00f6z konusu kay\u0131tlar\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmez?<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u0130\u015fte bu y\u00fczden Ulu-l Emr&#8217;in her kes olamayaca\u011f\u0131n\u0131, bunlardan s\u00f6z konusu \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan belli kimseler kastedildi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeyiz. Bunu da Resul- Ekrem (s.a.a) kendi hadislerinde a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmu\u015f ve onlardan maksad\u0131n Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131 oldu\u011funu buyurmu\u015ftur.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Buna bir \u00f6rnek olarak, Hz. Resulullah&#8217;\u0131n sahabesinden Cabir bin Abdullah&#8217;\u0131n hadisini zikredebiliriz. Cabir bin Abdullah \u015f\u00f6yle diyor: <strong>&#8220;Allah&#8217;a, Resul\u00fc&#8217;ne ve emir sahiplerine itaat etmenin vacip oldu\u011funu bildiren \u00e2yet indi\u011fi g\u00fcn Peygamber&#8217;e sordum: &#8220;Allah ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fc tan\u0131yoruz. Ama emir sahiplerinin kimler oldu\u011funu bilmiyoruz. Onlar kimlerdir?&#8221;<\/strong><\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\"><strong>Resul-i Ekrem (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdular: Onlar benim halifelerimdir. Onlar\u0131n ilki Ali bin Ebi Talib, sonra Hasan, sonra H\u00fcseyin, sonra Ali bin H\u00fcseyin, sonra da Tevrat&#8217;ta Bak\u0131r diye an\u0131lan Muhammed bin Ali&#8217;dir. Ey Cabir! Sen onu g\u00f6receksin. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde benim selam\u0131m\u0131 ona iletirsin. Ondan sonra Cafer bin Muhammed Es-Sad\u0131k, sonra Musa bin Cafer, sonra Ali bin Musa, sonra Muhammed bin Ali, sonra Ali bin Muhammed, sonra Hasan bin Ali ve en sonuncusu Allah&#8217;\u0131n yery\u00fcz\u00fcndeki h\u00fccceti ve kullar\u0131 aras\u0131ndaki saklant\u0131s\u0131 olan ve benim isim ve k\u00fcnyemi ta\u015f\u0131yan Hasan bin Ali&#8217;nin o\u011fludur.&#8221;<\/strong> [8]<\/p>\n<ol>\n<li style=\"font-weight: 400;\">c) Di\u011fer bir delilimiz ise &#8220;Tathir \u00e2yeti&#8221; diye me\u015fhur olan \u00e2yet-i kerimedir. Allah-u Te\u00e2l\u00e2 bu \u00e2yette \u015f\u00f6yle buyuruyor: <strong>&#8220;Ger\u00e7ekten Allah her \u00e7e\u015fit pislik ve fenal\u0131\u011f\u0131 siz Ehl-i Beyt&#8217;ten uzakla\u015ft\u0131rmay\u0131 ve sizi tertemiz k\u0131lmay\u0131 irade eder.&#8221;<\/strong>[9]<\/li>\n<\/ol>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Ehl-i Beyt ve Ehl-i S\u00fcnnet taraf\u0131ndan nakledilen \u00e7ok say\u0131da hadisler, zikredilen \u00e2yetin Peygamber-i Ekrem, Ali, F\u00e2t\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin (Allah&#8217;\u0131n selam\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine olsun) hakk\u0131nda nazil oldu\u011funu beyan etmektedir.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u00d6mer bin Ebu Selme \u015f\u00f6yle riv\u00e2yet ediyor: <strong>&#8220;Zikredilen \u00e2yet \u00dcmm-\u00fc Seleme&#8217;nin evinde nazil oldu. Sonra Hz. Resul (s.a.a) Ali, F\u00e2t\u0131ma, Hasan ve H\u00fcseyin&#8217;i yan\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve m\u00fcbarek abas\u0131n\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine atarak \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8216;Allah&#8217;\u0131m! Bunlar benim Ehl-i Beyt&#8217;imdir. Her \u00e7e\u015fit pislik ve noksanl\u0131\u011f\u0131 onlardan uzakla\u015ft\u0131r ve onlar\u0131 tertemiz k\u0131l.&#8217; \u00dcmm\u00fc Seleme: &#8216;Ya Resulallah, ben de onlardan m\u0131y\u0131m?&#8217; deyince de, Hazret: &#8216;Hay\u0131r, ama sen hay\u0131r \u00fczeresin&#8217; buyurdu.&#8221;<\/strong> [10]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Tathir \u00e2yeti nazil olduktan sonra, Hz. Resul, alt\u0131 aya kadar, baz\u0131 riv\u00e2yetlere g\u00f6re de sekiz aya kadar, sabah vakitleri, sabah namaz\u0131na gitti\u011finde Hz. F\u00e2t\u0131ma&#8217;nin evinin \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7er, mezkur \u00e2yeti okur, Ehl-i Beyt&#8217;ini tan\u0131t\u0131r, onlar i\u00e7in dua ederdi.[11] Tathir \u00e2yeti olarak bilinen bu \u00e2yet-i kerime a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Ehl-i Beyt&#8217;in masumiyetini (g\u00fcnah ve hatadan uzak olmalar\u0131n\u0131) ifade etmektedir.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u015e\u00f6yle ki; \u00e2yette ge\u00e7en rics (pislik-kir-fenal\u0131k) kelimesinden maksat zahiri, pislik de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc herkesin pislik ve necasetten ka\u00e7\u0131nmas\u0131 gerekmektedir. \u00dcstelik e\u011fer maksat zahiri necaset olsayd\u0131, art\u0131k o kadar te\u015frifat, tan\u0131tmak ve Peygamber&#8217;in duas\u0131na da gerek duyulmazd\u0131. \u00dcmm-\u00fc Seleme o \u00e2yetin kapsam\u0131nda olmay\u0131 arzu edince de, hay\u0131r cevab\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015fmazd\u0131. Demek ki \u00e2yetin maksad\u0131 zahiri necaset ve pislik de\u011fildir, maksat batini pislik, yani alemlerin Rabbine kar\u015f\u0131 g\u00fcnah ve isyanda bulunmakt\u0131r.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Dolay\u0131s\u0131yla \u00e2yetin manas\u0131 \u015f\u00f6yle olur: <strong>&#8220;Allah siz Ehl-i Beyt&#8217;ten her t\u00fcrl\u00fc g\u00fcnah ve isyan\u0131 uzakla\u015ft\u0131rmay\u0131 ve sizi tertemiz k\u0131lmay\u0131 irade buyurmu\u015ftur.&#8221;<\/strong> Bu iradeden maksat, tekvini iradedir. Zira, te\u015frii iradeyle Allah herkesin pak olmas\u0131n\u0131 irade etmektedir. Bu \u00e2yette Ehl-i Beyt \u00f6zel olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131na ve \u00dcmm\u00fc Seleme&#8217;nin onun kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, bu te\u015frii irade de\u011fil, tekvini iradedir. Allah-u Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n tekvini iradesinin ger\u00e7ekle\u015fmemesinin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 da nazara al\u0131n\u0131nca, Ehl-i Beyt&#8217;in masumiyetinin Allah&#8217;\u0131n tekvini iradesi gere\u011fince muhakkak oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u0130\u015fte bunun i\u00e7indir ki, Hz. Resulullah (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <strong>&#8220;Ben ve Ehl-i Beyt&#8217;im g\u00fcnah ve isyandan masumuz.&#8221;<\/strong>[12]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\u0130bn-i Abbas \u015f\u00f6yle riv\u00e2yet ediyor: Resulullah&#8217;tan duydum \u015f\u00f6yle buyuruyordu: <strong>&#8220;Ben, Ali, Hasan, H\u00fcseyin ve H\u00fcseyin&#8217;in soyundan gelecek olan dokuz imam tertemiz ve masumuz.&#8221;<\/strong>[13]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Hz. Ali (a.s) \u015f\u00f6yle buyuruyor: &#8220;Allah-u Te\u00e2l\u00e2 Peygamberi&#8217;ne itaati vacip k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o masumdur ve hi\u00e7bir zaman halk\u0131 Allah&#8217;a isyana g\u00f6t\u00fcren y\u00f6ne y\u00f6neltmez. Emir sahipleri olan imamlar da \u00f6yledir. Onlara itaat, Allah ve Resul&#8217;\u00fc taraf\u0131ndan vacip k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Onlardan ba\u015fka kimseye itaat kay\u0131ts\u0131z ve \u015farts\u0131z vacip de\u011fildir.&#8221;[14]<\/p>\n<ol>\n<li style=\"font-weight: 400;\">d) Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131&#8217;n\u0131n masumiyetini ispatlayan di\u011fer bir delil de, \u00f6nceden de de\u011findi\u011fimiz, Sakaleyn hadisi olarak me\u015fhur olan ve Ehl-i S\u00fcnnet kaynaklar\u0131nda da en otuz senetle nakledilen hadis-i \u015feriftir. Hz. Resulullah (s.a.a)\u00a0 bu hadisinde \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: <strong>&#8220;Ben sizin aran\u0131zda iki a\u011f\u0131r emanet b\u0131rak\u0131yorum; bunlardan birisi Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131 (Kur&#8217;\u00e2n)d\u0131r; di\u011feri ise benim Ehl-i Beytim. Onlara sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z m\u00fcddet\u00e7e asla dalalet ve sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmezsiniz. O ikisi (Kevser) havuzu ba\u015f\u0131nda bana var\u0131ncaya kadar asla birbirinden ayr\u0131lmazlar&#8230;&#8221;<\/strong><\/li>\n<\/ol>\n<p style=\"font-weight: 400;\">A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, Cenab-\u0131 Hakk&#8217;\u0131n ilminin tecellisi olan Kur&#8217;\u00e2n masumdur. Ona ne \u00f6n\u00fcnden ne de arkas\u0131ndan bat\u0131l gelemez. Bunu bizzat Allah-u Te\u00e2l\u00e2 Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da beyan buyurmu\u015ftur.[15] O halde k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar asla Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan ayr\u0131lmayacak olan Hz. Ali ve Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131&#8217;n\u0131n da masum oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Zira aksi taktirde bilerek veya bilmeyerek onlar\u0131n Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan ayr\u0131lmalar\u0131 s\u00f6z konusu olabilir. Oysa Hz. Resulullah&#8217;\u0131n bu sahih hadisi b\u00f6yle bir \u015feyin olmayaca\u011f\u0131n\u0131 garantilemi\u015ftir. Bir de Ehl-i Beytin bazen yan\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 veya g\u00fcnaha m\u00fcptela olduklar\u0131n\u0131 farz edersek, o zaman Allah Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn &#8220;Onlara sar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z m\u00fcddet\u00e7e asla dalalete d\u00fc\u015fmezsiniz&#8221; buyurmas\u0131 abes olurdu. Zira g\u00fcnah i\u015fleyen, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da g\u00fcnaha g\u00f6t\u00fcr\u00fcr; hata yapan ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da hataya s\u00fcr\u00fckler. \u00d6yle olmayaca\u011f\u0131na g\u00f6re o zaman Ehl-i Beyt unvan\u0131 alt\u0131na girenler masumdurlar demektir.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Hz. Ali ve Ehl-i Beyt hakk\u0131nda Resulullah&#8217;tan nakledilen daha bir \u00e7ok hadisten de ayn\u0131 \u015feyleri anlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr ki biz bu kadar\u0131yla yetiniyoruz.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">B\u00fcy\u00fck Ehl-i Beyt alimi Seyyid Murtaza \u015f\u00f6yle diyor: &#8220;\u0130ster hata ve isyan kasten olsun, ister sehven olsun, hata ve isyan etme ihtimali olan bir ki\u015finin s\u00f6zlerinin bir imamdan beklenen etkide olmayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Zira e\u011fitim ve \u00f6rnek olma hususunda her iki \u00e7e\u015fit hata ve isyan\u0131n etkisinin olumsuz y\u00f6nde oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Durum b\u00f6yle olunca, Allah-u Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n hikmet ve \u015fefkati, insanlar\u0131n talim, terbiye ve hid\u00e2yetiyle g\u00f6revli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kimsenin \u00f6n\u00fcnden her t\u00fcrl\u00fc engeli g\u00f6t\u00fcrmesini icap etmektedir. O halde insanlar\u0131n hid\u00e2yet, talim ve terbiyesiyle g\u00f6revli k\u0131l\u0131nan imamlar\u0131n masum olmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">K\u0131sacas\u0131 \u0130mam\u0131n \u00fcstlendi\u011fi a\u011f\u0131r g\u00f6rev ve mesuliyet, onun masum olmas\u0131n\u0131 zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Nitekim Resul&#8217;\u00fcn \u00fcstlendi\u011fi a\u011f\u0131r vazife, onun masum olmas\u0131n\u0131 gerektirmektedir. Ge\u00e7en bahislerimizden anla\u015f\u0131ld\u0131 ki, imam peygamberden sonra \u0130slam toplumunun hid\u00e2yet, terbiye ve idaresi yan\u0131 s\u0131ra, Allah&#8217;\u0131n dininin koruyucular\u0131 ve m\u00fcfessirleridir. B\u00f6yle a\u011f\u0131r bir m\u00fckellefiyet alt\u0131nda olan ki\u015finin masum olmas\u0131 aklen gereklidir. Zira aksi taktirde bu \u00f6nemli g\u00f6revini yerine getiremeyece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. O halde imamlar masum olmal\u0131d\u0131r. Bu y\u00fczden masum olmad\u0131klar\u0131 her kes taraf\u0131ndan bilinen ve kabul edilen kimseler haks\u0131z yere hilafet makam\u0131n\u0131 \u00fcstlendiklerinde ak\u0131l almaz hatalar yapm\u0131\u015f ve bir \u00e7ok zaman hatta a\u00e7\u0131k naslar kar\u015f\u0131s\u0131nda dahi g\u00fcya i\u00e7tihatta bulunmu\u015flad\u0131r ki bunlardan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 yine de Hz. Ali (a.s) m\u00fcdahale ederek d\u00fczeltmi\u015ftir. Bu y\u00fczden de tarihlerin de belirtti\u011fi gibi \u0130kinci Halife s\u0131k s\u0131k \u015fu c\u00fcmleyi kullan\u0131rd\u0131 &#8220;E\u011fer Ali olmasayd\u0131, \u00d6mer helak olurdu.&#8221;\u00a0 Halbuki kimse Hz. Ali&#8217;nin her hangi bir konuda yanl\u0131\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 nakletmemi\u015ftir. Bu da onun masum oldu\u011funun bir ba\u015fka g\u00f6stergesidir. Biz di\u011fer Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131 i\u00e7in de durumun ayn\u0131 oldu\u011fu iddias\u0131nday\u0131z. Evet onlar\u0131n nurlu hayat\u0131nda en ufak bir lekeye rastlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Aksini iddia eden varsa, als\u0131n eline muteber tarih kitaplar\u0131n\u0131 ve delil g\u00f6stersin. O \u0130lah\u00ee \u015fahsiyetlerin ilim ve irfanlar\u0131 hakk\u0131nda da ayn\u0131 \u015feyi s\u00f6yl\u00fcyoruz. M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda me\u015fhur olan \u015fahsiyetlerin her hangi birisini dikkate ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, onlar\u0131n ne kadar tahsil g\u00f6rd\u00fcklerini, kimlerden yararland\u0131klar\u0131n\u0131, yani hocalar\u0131n\u0131n kimler oldu\u011funun a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde beyan edildi\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Ama Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131n\u0131n hakk\u0131nda b\u00f6yle bir \u015fey s\u00f6z konusu de\u011fildir. Yani kimse onlar\u0131n zamanlar\u0131nda bulunan her hangi bir alimden istifade ettiklerini yazmam\u0131\u015ft\u0131r. Halbuki onlar\u0131n her birisinin zamanlar\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck alimi olduklar\u0131nda\u00a0 ve bir \u00e7oklar\u0131na hocal\u0131k yapt\u0131klar\u0131nda her kes m\u00fcttefiktir. Bu da onlar\u0131n ilim ve irfan\u0131n tahsille elde edilmedi\u011fini g\u00f6stermektedir. Evet onlar\u0131n ilimlerinin bir k\u0131sm\u0131 bizzat Resulullah&#8217;tan kendilerine miras kalm\u0131\u015f, bir k\u0131sm\u0131 ise vehbidir.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Son olarak bir hususun alt\u0131n\u0131 \u00e7izmekte de fayda var; zannedersem baz\u0131 karde\u015flerin Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131n\u0131n masum olmalar\u0131n\u0131 yad\u0131rgamalar\u0131, Peygamberlerden ba\u015fkas\u0131n\u0131n masum olamayaca\u011f\u0131 zann\u0131d\u0131r. Halbuki bu yanl\u0131\u015f bir zand\u0131r. Mesela Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;den Hz. Meryem&#8217;in de masum oldu\u011funu anl\u0131yoruz. Halbuki onun peygamber olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hepimiz biliyoruz. Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim Hz. Meryem hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle buyuruyor: <strong>&#8220;Hani melekler de &#8216;Ey Meryem, \u015f\u00fcphesiz Allah seni se\u00e7ti, seni tertemiz k\u0131ld\u0131 ve \u00e2lemlerin kad\u0131nlar\u0131na \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131&#8217; demi\u015fti.&#8221;<\/strong>[16]<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">Bu mevzuda s\u00f6ylenecek daha bir \u00e7ok s\u00f6z var ki biz \u015fimdilik bu kadar\u0131yla yetiniyoruz. Allah-u Te\u00e2l\u00e2 c\u00fcmlemize hakikatleri arama, bulma ve ona ittiba etme gayret ve samimiyetini in\u00e2yet buyursun.<\/p>\n<h1><\/h1>\n<h1>D\u0130PNOTLAR<\/h1>\n<p style=\"font-weight: 400;\">\n<p style=\"font-weight: 400;\">[1]- Lokman, 13,<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[2]- \u015e\u00fbr\u00e2, 42.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[3]- F\u00e2t\u0131r, 42.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[4]- Lis\u00e2n-\u00fcl Arap, C.12, S.373.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[5]- Nisa, 59.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[6]-Nur, 21.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[7]-A&#8217;r\u00e2f, 28.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[8]-Bu hadis \u015eia kaynaklar\u0131n\u0131 yan\u0131s\u0131ra Ehl-i S\u00fcnnet&#8217;in \u015fu kaynaklar\u0131nda da nakledilmi\u015ftir: Yen\u00e2bi-\u00fcl Meveddet (Kunduz\u00ee elHanef\u00ee), S.114-117-494, \u015eev\u00e2hid-\u00fct Tenzil (H\u00e2kim el-Hesk\u00e2n\u00ee el-Hanef\u00ee), C.1, S.148, Tefsir-i Fahr-i R\u00e2z\u00ee, C.3, S.357, Fer\u00e2d\u00fcs Simtayn (Hamav\u00ee), C.1, S.314.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[9]- Ahzab: 33.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[10]- Yenabi-\u00fcl Meveddet S.125.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[11]- Ed-D\u00fcrr-\u00fcl Mensur, C.5, S.199.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[12]- Ed-D\u00fcrr-\u00fcl Mensur, C.5, S.199.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[13]- Yenabi-\u00fcl Meveddet, S.445.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[14]- Bahr-\u00fcl Menak\u0131b, S.100<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[15]- Fussilet, 42.<\/p>\n<p style=\"font-weight: 400;\">[16]- Al-i \u0130mr\u00e2n, 42.<\/p>\n<p>kevser<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Soru: Hocam, e\u011fer m\u00fcmk\u00fcnse \u015eia&#8217;n\u0131n Ehl-i Beyt imamlar\u0131n\u0131n masumiyeti hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn insan\u0131 m\u00fctmain edecek delil ve dayanaklar\u0131n\u0131 bize yaz\u0131n; zira fitneci insanlar s\u0131k s\u0131k bu konuyu g\u00fcndeme getirerek kafalar\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar&#8230; Cevap: Muhterem karde\u015fim, Ehl-i Beyt \u0130mamlar\u0131n\u0131n masumiyetinin delillerine ge\u00e7meden \u00f6nce \u00f6nemli bir hususun \u00fczerinde durmakta fayda var; o da \u015fudur ki masumiyet olay\u0131n\u0131 iyice [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[390],"tags":[],"class_list":["post-4913","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-soru-ve-cevap","has-post-title","has-post-date","has-post-category","has-post-tag","has-post-comment","has-post-author",""],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4913","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4913"}],"version-history":[{"count":1,"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4913\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":4914,"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4913\/revisions\/4914"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4913"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4913"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/al-mostabserin.com\/turkish\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4913"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}